1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
439
Okunma

HOŞÇA KAL
Sevgili,
ilk kez değildi benden gidişin.
Son gidişinle,
içime çöreklenen hüzün yanığıyla
kaç gündüzü gece bildim, hatırlamıyorum.
Gözlerimi sensizliğe açtığımda farkına vardım.
Yatağımın soğuk
ve ruhumun sensizliğe üşüdüğünü!
Senli bir düşe yolculuk etmişçesine
esen ayrılık fırtınası,
kirpiklerimde donmuş katreler;
içimi soğutsun diye rakı sofrasında kadehe bıraktım.
Bilirim,
bir daha dönmezsin geri.
Belki de bir daha sevmezsin beni.
Ben yine de bir kâbustaymışım gibi korkuyorum.
Bir düş kuruyor,
düşten uyanmamak için sıkıca gözlerimi kapatıyorum.
Uyanır uyanmaz,
yine başka bir düş kurup
bana geldiğin o güzel günlere dönüyorum!
Hemen toparlanıp sofralar kuruyorum.
Kalbimin sızısını
anason kokusuyla bastırmaya çalışıp
aşkımın aldığı ağır yaralara tuz basıyorum.
Tam da iyileştim diye
kendime geldiğim de olur bazen.
Derken gidişin gelir gözlerimin önüne.
Bir tokat gibi çarpar yüzüme yokluğun.
Utanıp başımı önüme eğiyorum.
Hoşça kal sevgili.
Giderken yıkık bir kent,
soluksuz bir ben bıraktın ardında!
Hoşça kal!
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (3)