7
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
897
Okunma

MERDİVENLER - I -
(Opus Magnum)
Ruhumun ahengini görüyorum taşlarda,
Aldığım nefes kadar saf, basamak basamak.
Bir genç kız hünerini işlemiş nakışlarda;
Ya hazin bir son demdir ya ebedi yaşamak.
Yürür de adım adım varabilse menzile,
Vurulur canevinden, hakikat vehimlenir.
Burada takatsizim, bu yokuşlarda çile;
Diz çökerim önünde, senin meramın nedir?
Kâbuslarım dizilmiş her biri sıra sıra,
Ölse tarih yeniden yazılır merdivende.
Gömsem kör talihimi sığmaz ki asırlara,
Mezarım kürek kürek kazılır merdivende.
Yol değil, köprü değil, bahtımın piyangosu;
Merdivenler sırtımda çıban olup çıktılar.
Yıllardır yokuşlarda emekler her yolcusu,
Bir hayalin uğruna yaban olup çıktılar.
Sen aşina görünen günahımın kamçısı,
Sen cennet vaat eder, cehenneme tamahkâr.
Sen her bir basamakta ecel oku sancısı,
Sen tövbekârım diyen, hakikatte günahkâr!
Yürüdüm sana doğru her mehtabın zamanı,
Sustun seneler boyu, selam bile almadın.
Sen ey gururlu nefsim, taş ve kaya yığını;
Heyhat, direndin bana, bir arşın alçalmadın!
Ne gecede yüründün ne güneş sana değdi,
Yok artık bana ümit, muradımı ver Tanrım!
Ah, şu taş merdivenler gür saçlarımı eğdi.
Biçare ayaklarım yokuşlarda eğildi,
Beni sana götüren yollarına ser Tanrım!
Bu, sana bir mazlumun uhrevi dileğiydi...
MERDİVENLER - II -
Yükseliyor önümde sopsoğuk basamaklar,
Giderim, heybetine direnerek giderim!
Merdivenler içinde Kehkeşanları saklar;
"Bu aman vermez yokuş benim kaderim," derim.
Sen yolunu kaybetmiş bir garip divanesin,
Yetişir dertlerine, esir etme başını!
Her adım atışımda bana haykıran sesin;
"Şu yalancı taşlara dökme," diyor, "yaşını!"
Bütün yollar kapalı, zulmet çökmüş sulara,
Dağlardan kıvrım kıvrım akıyor merdivenler.
Yenik düştü insanlık ölümlü uykulara,
Firak ateşlerini yakıyor merdivenler.
Yol gider merdivenden Süreyya yıldızına,
Bir çağa künde vurmuş, bayraklaşan merdiven!
Kavuş ebedi aşkın sırma saçlı kızına,
Sermest yakamozların rıhtımlarına diren!
Lâkin Kafdağı kadar sinesinde saklıdır,
Kibir denen o kâfir, benli adlı o pusu.
Heyhat, mahşerde bile her manada haklıdır;
Ölüme zul taşında bir tadımlık uykusu...
Merdivenler- III -
Ey yokuşlarda tutsak mazlumların dizleri,
Direnin ebed sizin, direnin bükülmesin!
Sonsuzluktan salarım asude denizleri,
Kalbiniz kırılmasın, gözünüz yaş dökmesin!
Şimdi beni tövbekâr bir merdiven sayınız,
Her yetim bakışıyla titrerim yumak yumak.
Kalbinizde var mıdır bana ait payınız?
Bir annenin karnında ne güzeldir uyumak.
Hayat hakikat değil, mutlak gerçeğe perde,
Bütün güzellikleri senin olsa ne fayda?
Eğer kötü olsaydı, ölünmezdi siperde;
Nice kuklalar var ki, yaşarlar bir sarayda!
s.a.tüfekçi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.