0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
561
Okunma
karlı bir duyuma çöken bahar
şu an ne dinlediğini bilsem
sisli dalgalar vuran yeşilin avlusuna
avlusunda yalnız salıncağın
çok oda tuğlası topraktan
iki tepenin berrak çocukluğu
bir yükseğin eteğinde
uzak bir gün sana bakmak
kiremitliği güneşin avuç kırmızısı
rafları olan gülümsemeler gibi
yaygısı sarhoşluk olan desenlerin
bağdaşına kalakalarak
soluklanarak düşlerin dönencesine
bilsem ne gördüğünü
gecenin bilmem kaçıncı perdesinde
fırtınalara yol yarıştıran
terli sözünde siyah atların
bilmek, bilinmeyenin kaleminde kelimeleri
yol bu sabaha dek varır, varmaz
kolaycılık olur siyah duvara
sözler sırası yapıştırmak
gecedir ya ışığın koyusu
yıldız düşü parmaklar aralar ıssızlığı
kayar, düşer bir taş göğünden koparak
bilmesem oralarda biri olduğunu
şimdi
5.0
100% (3)