(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Çok güzel bir şiir ellerinize yüreğinize emeklerinize sağlık hocam tebrikler canı gönülden kutlarım sizi ve bu güzel şiirinizi kaleminiz kavi mürekkebi bitimsiz ilhamınız daim ve sonsuz her şey gönlünüzce olsun sağlıkla kalın iyi geceler diler sonsuz saygılar sunarım...
Maşaallah, tebriklerimi arz ediyorum Üstadım.. sizi ve muhteşem eserinizi kutlarım; kaleminize, yüreğinize, gönlünüze sağlık. Adalet; o varsa her şey düzgün ve anlamlıdır.. yoksa hiçbir şeyin anlamı yoktur. Hayatı anlamlandıran İslâm Dininin en temel emri ve ilkesi adalettir. Her cuma Hutbesinde "Allah adaleti emreder!" (Nahl Suresi 90. ayet) diye hatırlatılır ama, çoğu insan; imtihanı kaybetme pahasına bu emre kulak vermez ve kendi cezasını kendi vermiş olur! Allah muhafaza buyursun.
YORUMUMA YAZILAN CEVABAA YANITIM ;;;;;Hocam dört büyük din hemen hemen bu konuda dört büyük kitap ile benzerlik arz eder. Yani yalan, dolan, hırsızlık, zina, iftira vs. bunlar yasak ve günahtır, bunlara kimsenin itirazı yok bende müslümanım ancak bir şey var adalet , ahlak, vicdan, bunlar , evrensel adaletin temelleri yani dinler yokken de yada dinler varken de bu değerler vicdanı adaleti oluşturdu insanlık bu evrensel adaleti aynı evrensel ahlak gibi dinlerden ayırıyor. Bir kaç örnek vereyim hemen hemen dört büyük dinde bunlar biraz farklı da olsa aynıdır. <kardeş karısını almak yani kardeş karısıyla evlenmek, amca karısıyla evlilik, kadının erkeğin yarısı kadar mirastan pay alması, zinada kadının öldürme cezası, erkeğin kırbaç cezası , erkeğin birden fazla kadın alması , gibi ve yüzlercesini sayabilirim , bu durumu bütün dinler izin verirken vicdanı adalet bu duruma asla izin vermiyor evrensel adalet ve din asla izin vermiyor işte biz bu duruma evrensel adalet diyoruz . saygılar
Değerli Murat Bey, üç kişiyi etkili yorum diye işaretlemeseydim. Etkili yorum elbette sizin hakkınızdı. Verdiğiniz bu cevapla ne kadar bilge bir insan olduğunuz ortada. Çok teşekkür ediyorum. Var olun, sağ olun. En içten sevgilerimi selam ve saygılarımı sunuyorum.
Dilimizde kıssadan hisse almak diye bir terim vardır. Biz burada adalet dünyanın kanunen ortak dinidir demiyoruz ki. Bütün dünya dinleri de, kanunları da hak hukuk tanımayan zorbalar karşısında vicdanen ortak bir noktada birleşmezler mi? Dünya ülkelerinin demokrasi durumlarına not veriliyor değil mi? İtiraz eden bir ülke var mı? İki yıl önceydi; dünyada Kur-anı Kerime göre yaşayan ülkeler sıralamasında Yeni Zelanda birinci. Halkının yüzde seksen dokuzu ateist olan Norveç bile sözde İslam ülkelerinin önünde. Sözde İslam ülkelerinden bir tek Malezya kırkıncı sırada. Başka sözde İslam ülkesi yok. Şimdi Yeni Zelanda'nın veya Avrupa ülkelerinin dini İslam mıdır? Peygamberimiz İslamiyet huzurun olduğu yerdedir boşuna mı dedi? Ülkesindeki huzursuzluktan kaçıp da sözde İslam ülkelerine sığınan bir Avrupalı var mı? Bunu derken ille de sözde İslam ülkelerini de kastetmiyorum ki. Şiirler de evrenseldir. Bu vurguladığım vicdansızlığa başta Arakan olmak üzere halkına zulmeden bütün ülkeler girer. Bilmem anlatabildim mi?
İbrahim bey! Evrensel'e biz karar veremeyiz! Ona karar veren kudret Evren Üstü bir kudret olmalı! Biz evrenin neresindeyiz ki EVRENSEL bir mevzuyu ihata ediyoruz? Elbette adalet de din de evrenseldir; zira bunların mucidi Yüce Kudrettir.. biz sınırlı ömrümüz ve sınırlı bilgimiz ile okyanusta bir damla değilken, nasıl oluyor da evrensel'e hudut çiziyoruz? Evrensel (dinden kaynaklı) kuralların adı üstünde tüm evreni, yani geçmiş-gelecek tüm zamanları, mekânları ve bütün insanları ilgilendirir demektir! Siz bu kuralları benimsersiniz ya da benimsemezsiniz, uygularsınız ya da uygulamazsınız.. sizin bileceğiniz iş. Bir konunun evrensel oluşu, her devirde herkesin uygulaması zorunlu demek değildir! NASS KOYUCU, yani Allah bu kuralı tüm zamanlara ve tüm insanlara "gereği halinde kullanılabilir RUHSAT" olarak verir! Bir konu hakkında "benim aklım bunu almadı.. öyle bu yanlıştır!" denilemez. İnsanlar kendi kabullerinden ve uygulamalarından sorumludurlar.
Değerli Murat Bey, üç kişiyi etkili yorum diye işaretlemeseydim. Etkili yorum elbette sizin hakkınızdı. Verdiğiniz bu cevapla ne kadar bilge bir insan olduğunuz ortada. Çok teşekkür ediyorum. Var olun, sağ olun. En içten sevgilerimi selam ve saygılarımı sunuyorum.
Dilimizde kıssadan hisse almak diye bir terim vardır. Biz burada adalet dünyanın kanunen ortak dinidir demiyoruz ki. Bütün dünya dinleri de, kanunları da hak hukuk tanımayan zorbalar karşısında vicdanen ortak bir noktada birleşmezler mi? Dünya ülkelerinin demokrasi durumlarına not veriliyor değil mi? İtiraz eden bir ülke var mı? İki yıl önceydi; dünyada Kur-anı Kerime göre yaşayan ülkeler sıralamasında Yeni Zelanda birinci. Halkının yüzde seksen dokuzu ateist olan Norveç bile sözde İslam ülkelerinin önünde. Sözde İslam ülkelerinden bir tek Malezya kırkıncı sırada. Başka sözde İslam ülkesi yok. Şimdi Yeni Zelanda'nın veya Avrupa ülkelerinin dini İslam mıdır? Peygamberimiz İslamiyet huzurun olduğu yerdedir boşuna mı dedi? Ülkesindeki huzursuzluktan kaçıp da sözde İslam ülkelerine sığınan bir Avrupalı var mı? Bunu derken ille de sözde İslam ülkelerini de kastetmiyorum ki. Şiirler de evrenseldir. Bu vurguladığım vicdansızlığa başta Arakan olmak üzere halkına zulmeden bütün ülkeler girer. Bilmem anlatabildim mi?
İbrahim bey! Evrensel'e biz karar veremeyiz! Ona karar veren kudret Evren Üstü bir kudret olmalı! Biz evrenin neresindeyiz ki EVRENSEL bir mevzuyu ihata ediyoruz? Elbette adalet de din de evrenseldir; zira bunların mucidi Yüce Kudrettir.. biz sınırlı ömrümüz ve sınırlı bilgimiz ile okyanusta bir damla değilken, nasıl oluyor da evrensel'e hudut çiziyoruz? Evrensel (dinden kaynaklı) kuralların adı üstünde tüm evreni, yani geçmiş-gelecek tüm zamanları, mekânları ve bütün insanları ilgilendirir demektir! Siz bu kuralları benimsersiniz ya da benimsemezsiniz, uygularsınız ya da uygulamazsınız.. sizin bileceğiniz iş. Bir konunun evrensel oluşu, her devirde herkesin uygulaması zorunlu demek değildir! NASS KOYUCU, yani Allah bu kuralı tüm zamanlara ve tüm insanlara "gereği halinde kullanılabilir RUHSAT" olarak verir! Bir konu hakkında "benim aklım bunu almadı.. öyle bu yanlıştır!" denilemez. İnsanlar kendi kabullerinden ve uygulamalarından sorumludurlar.
Dinler, egemen güçlerin uydurdukları sömürü düzeni ve erkek saltanatıdır. Dinle yönetilen ülkelere baktığımızda bunu açıkça görüyoruz. Duyarlı kaleminizi en içten duygularımla kutluyor, saygılarımı sunuyorum üstat. Sizi tanıdığıma çok memnun oldum. İyi ki varsınız.
Merhaba yok.sul... Ben,her insan kendi tanrısını kendisi yaratıyor, herkesin tanrısı kendisine benziyor ve kendi kapasitesi ne kadarsa i kadarını biliyor diye düşünüyorum. Dinler tek ise neden dört kitap var ve birine inananı diğerine düşman gösteriyor? Ben bu konuyu çok inceledim ve neresinden tuttuysam elimde kaldı. Saygılarımla.
dinler diye bişey yoktur şöyle ki eğer tesadüfe dahi yaratıcı dersek o bile tek bir dine hizmet eder yani o büyük güç dediğimiz ve toplumların çeşitli isim ile hitablarına muhatap için adlandırdıkları artık ulu manitu mu diyelim tangrı mı diyelim artık herneysre aynı tanrıdır ve ona giden inancın yolu tektir yanii onun için samimiyetle enstrümental çalsanız olmuş olur ibadet etmiş olursunuz bir nevii
uydurma derken bunu insanlar uydurmuştur da desek sonuçta bir olgu bir gerçektir yani uydurmak da gerçekliktir... nasıl ki rüyalarımıza olmayan bir şey de olsa uyduruk olmadığı gibi
din de yaratıcı da tektir... sürçümü affediniz takdir etmişseniz eğer
Yorumumu etkili yorum olarak işaretlediğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bunu anladığında insanlık, "yeryüzü aşkın yüzü" olacak. Yoksa, asla huzur bulamayacağız. Saygılarımla.
Merhaba yok.sul... Ben,her insan kendi tanrısını kendisi yaratıyor, herkesin tanrısı kendisine benziyor ve kendi kapasitesi ne kadarsa i kadarını biliyor diye düşünüyorum. Dinler tek ise neden dört kitap var ve birine inananı diğerine düşman gösteriyor? Ben bu konuyu çok inceledim ve neresinden tuttuysam elimde kaldı. Saygılarımla.
dinler diye bişey yoktur şöyle ki eğer tesadüfe dahi yaratıcı dersek o bile tek bir dine hizmet eder yani o büyük güç dediğimiz ve toplumların çeşitli isim ile hitablarına muhatap için adlandırdıkları artık ulu manitu mu diyelim tangrı mı diyelim artık herneysre aynı tanrıdır ve ona giden inancın yolu tektir yanii onun için samimiyetle enstrümental çalsanız olmuş olur ibadet etmiş olursunuz bir nevii
uydurma derken bunu insanlar uydurmuştur da desek sonuçta bir olgu bir gerçektir yani uydurmak da gerçekliktir... nasıl ki rüyalarımıza olmayan bir şey de olsa uyduruk olmadığı gibi
din de yaratıcı da tektir... sürçümü affediniz takdir etmişseniz eğer
Yorumumu etkili yorum olarak işaretlediğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bunu anladığında insanlık, "yeryüzü aşkın yüzü" olacak. Yoksa, asla huzur bulamayacağız. Saygılarımla.
Din evrensel bir değer değildir her toplumun dini faklıdır ve kutsal bir değerdir ancak adalet evrensel bir değerdir bu nedenle en kutsal değerler arasında evrensel adalet değeri gelir ozanın dediği gibi , Dünyada ki her din başka başka adaletler icat etse de evrensel adalet tektir ve devletlerin dini olmaz devletlerin yönetimlerin dini, o evrensel adalettir kutlarım hocam sizi
Her din evrensel olmayabilir ama, din olgusu evrenseldir, İslâm Dini de evrenseldir! Adalet İslâm Dininin olmazsa olmazıdır; zira adaletin zıddı zulüm, zulüm ise İslâmın reddettiği bir şeydir. Ayrıca din de, evrensellik de insan için konulmuş bir ögedir; evrende insan yoksa evrensellik ne anlama gelir ki? Bu sebeple, evrensel bir değeri dinden ayırmak aklen muhal bir şeydir!
Hocam dört büyük din hemen hemen bu konuda dört büyük kitap ile benzerlik arz eder. Yani yalan, dolan, hırsızlık, zina, iftira vs. bunlar yasak ve günahtır, bunlara kimsenin itirazı yok bende müslümanım ancak bir şey var adalet , ahlak, vicdan, bunlar , evrensel adaletin temelleri yani dinler yokken de yada dinler varken de bu değerler vicdanı adaleti oluşturdu insanlık bu evrensel adaleti aynı evrensel ahlak gibi dinlerden ayırıyor. Bir kaç örnek vereyim hemen hemen dört büyük dinde bunlar biraz farklı da olsa aynıdır. <kardeş karısını almak yani kardeş karısıyla evlenmek, amca karısıyla evlilik, kadının erkeğin yarısı kadar mirastan pay alması, zinada kadının öldürme cezası, erkeğin kırbaç cezası , erkeğin birden fazla kadın alması , gibi ve yüzlercesini sayabilirim , bu durumu bütün dinler izin verirken vicdanı adalet bu duruma asla izin vermiyor evrensel adalet ve din asla izin vermiyor işte biz bu duruma evrensel adalet diyoruz . saygılar
Dinler arasında her ne kadar değişiklikler olsa da hiçbir din vicdansızlığı hoş görmez. Hiçbir din haksızlığı, hukuksuzluğu, zulmü, yala ve iftirayı zinayı, hoş görmez. O nedenle bizim de buradaki kastımız vicdani adalettir. Ben de Kur-anı Kerimi az incelemedim. Birçok kaynak yanında Ahmet Hamdi Yazır'ın da dört ciltlik tefsiri de elimde. Dikkat çekicidir İslamın beş şartında; yalan, iftira, zulüm, haram, öldürme, zina gibi cehennemlik günahların hiç biri yer almaz. Acaba neden? Bizzat yaşadıklarımızı gördükçe bunu çok iyi anlıyoruz. Sözün tamamını söylemeye gerek yok. Yorumunuza teşekkür ederim.
Her din evrensel olmayabilir ama, din olgusu evrenseldir, İslâm Dini de evrenseldir! Adalet İslâm Dininin olmazsa olmazıdır; zira adaletin zıddı zulüm, zulüm ise İslâmın reddettiği bir şeydir. Ayrıca din de, evrensellik de insan için konulmuş bir ögedir; evrende insan yoksa evrensellik ne anlama gelir ki? Bu sebeple, evrensel bir değeri dinden ayırmak aklen muhal bir şeydir!
Hocam dört büyük din hemen hemen bu konuda dört büyük kitap ile benzerlik arz eder. Yani yalan, dolan, hırsızlık, zina, iftira vs. bunlar yasak ve günahtır, bunlara kimsenin itirazı yok bende müslümanım ancak bir şey var adalet , ahlak, vicdan, bunlar , evrensel adaletin temelleri yani dinler yokken de yada dinler varken de bu değerler vicdanı adaleti oluşturdu insanlık bu evrensel adaleti aynı evrensel ahlak gibi dinlerden ayırıyor. Bir kaç örnek vereyim hemen hemen dört büyük dinde bunlar biraz farklı da olsa aynıdır. <kardeş karısını almak yani kardeş karısıyla evlenmek, amca karısıyla evlilik, kadının erkeğin yarısı kadar mirastan pay alması, zinada kadının öldürme cezası, erkeğin kırbaç cezası , erkeğin birden fazla kadın alması , gibi ve yüzlercesini sayabilirim , bu durumu bütün dinler izin verirken vicdanı adalet bu duruma asla izin vermiyor evrensel adalet ve din asla izin vermiyor işte biz bu duruma evrensel adalet diyoruz . saygılar
Dinler arasında her ne kadar değişiklikler olsa da hiçbir din vicdansızlığı hoş görmez. Hiçbir din haksızlığı, hukuksuzluğu, zulmü, yala ve iftirayı zinayı, hoş görmez. O nedenle bizim de buradaki kastımız vicdani adalettir. Ben de Kur-anı Kerimi az incelemedim. Birçok kaynak yanında Ahmet Hamdi Yazır'ın da dört ciltlik tefsiri de elimde. Dikkat çekicidir İslamın beş şartında; yalan, iftira, zulüm, haram, öldürme, zina gibi cehennemlik günahların hiç biri yer almaz. Acaba neden? Bizzat yaşadıklarımızı gördükçe bunu çok iyi anlıyoruz. Sözün tamamını söylemeye gerek yok. Yorumunuza teşekkür ederim.
Size katılmıyorum Sevgi hanım. Zira bilinçsiz bir hırsızlık olamaz, bilinçsiz bir işkence olamaz, bilinçsiz bir zulüm olamaz vs. vs. Bilinç illa ki hayvanlarda bile var, kaldı ki (bildiğimiz kadarıyla) insan sıfatındakilerde en fazla. Saygılarımla.
Size katılmıyorum Sevgi hanım. Zira bilinçsiz bir hırsızlık olamaz, bilinçsiz bir işkence olamaz, bilinçsiz bir zulüm olamaz vs. vs. Bilinç illa ki hayvanlarda bile var, kaldı ki (bildiğimiz kadarıyla) insan sıfatındakilerde en fazla. Saygılarımla.
Hakk'ı ve hakikati anlatan doğruları dosdoğru söyleyen ihlâs içinde duyarlılık adına harika duygularla yazılmış muhteşem güzellikteki şiiriniz için gönülden kutluyorum tebrikler üstâdım. Kalemine ve yüreğine sağlık diliyorum. Sonsuz selam ve saygılarımla.
Bu zamanı en iyi anlatan şiirdi.şimdilerde kalpazanlık moda doğruyuda yalanlıyorlar Din tacirleri sistemi kendince ve sevaplanalım diyenlerle kayniyor, kazan.. yöneten ateş..maşalar, kaynayan ..birazı inanan, birazı inanmış görünen,fokurdayan..memnun olmayanlar kazanç..şimdilik kepçe ve kazanın birde terazi var haktan yana olan işte o zaman gelince buharlaşacaklar kendi ateşlerinde bu düzen böyle gelmedi ki böyle gitsin hocam yüreğinizi kaleminize sağlık
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.