4
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
695
Okunma
Ölüm meleğine kaptırdığımız dört canımıza... Ablam,halam ve iki yeğenime hiç okuyamayacakları bu şiir içimin acısına biraz olsun mola
Gün doğmaz
Yetişmez akşamın kızılına sarı saçların
Kalemin kırılmış
göğsünün doğurganlığında matem
Gözlerine mil çekilmiş
Yaşama hevesinde
Kararmış yastığının yüzü
Sönmüş ocağında annenin emekleri
Bir yakarış inmiş sana
Gökten
Bir emir
Adı ölüm
Sinmiş sonbaharın
Ağlayan bulutlarına...
Öylece bir ölüm
Gelmiş dayanmış kapımıza
Ölüm meleği
Bırakacak gibi değil yakamızı
365 güne dört ölüm
3 fidan bir çınar
Biri etim den üçü canımdan
biri yirmibeşinde biri kırkbeş
Bugüne sen düştün otuzunda bir gelincik
Tanrının üstümüzde gazabı
Günahımızdan mı yoksa sadece bir sınav
Gözyaşlarımıza Fıratın ve Diclenin suları şahit
Bulutların bunca içli ağlaması bu yüzden
Kocaman bir keder
Sindi bahçemize
Dallarımız kurudu gövdemiz hasta
Ey keder
Kudurmuş dişlerinde ciğerlerimiz
Parça paramparça
Issızlık
Derin bir hüzün
Tanrım çöktü hücrelerimin her yanına
Yaz kopardı etimden gül goncamı
Kurumadan toprağı
Düştü yere yirmibeşinde kanımızın parçası
Ağlarken kucağında dinmemişken henüz içimizin ağrısı
Devrildi koca çınar
Bitmeden matem
haberi geldi
Otuzunda bahçemizin sarı çiçeği
Dermansız bir dert
Altıncı ayında yıkıldı göğümüz
Ölüm meleğinin yok merhameti
Bizimse yok takatimiz
Elimiz kolumuz dizimiz kırık
Sadece konuşur gözlerimiz
Gözyaşlarının çağıltısında
Derin derin kanaya kanaya...
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.