9
Yorum
35
Beğeni
0,0
Puan
424
Okunma

Güneş henüz yüzünü göstermedi sevdiğim
martılar kahveme eşlik ediyor
biraz fazlaca konuşuyorlar ama olsun
huzur veriyor sesleri
deniz üstünde fener gibi kanatları
nasıl da imreniyorum onlara bir bilsen
kanatlanıp pencerene konsam
aslı öyle değil tabi
niyetim yüreğine dokunmak
velhasıl ben pencerene de razıyım
arada diyorum açarsın belki yüreğini
dökülürsün sol yanıma
dinlerim seni sesizce bir ömür
sen şimdi kaçıncı düşün perdesindesin sevdiğim
ben giden zamanı biliyorum da
ömrüme kalan zamanı bilmiyorum
göz kapaklarım direniyor anı kaçırma der gibi
her sela sesinde kendimi musalla taşında buluyorum
nasıl bilirdiniz diyor cami hocası
camdan kendime bakar gibi
iyi bilirdim diyorum
helallik istiyor benim yerime
benden yana helal olsun diyorum
sonra bir düşünce kemiriyor beynimi
geride bıraktıklarımdan kırdığım,üzdüğüm varmı diye
kalkıyorum musalla taşından
dolaşıyorum caminin avlusunda
tek tek bakıyorum insanların yüzlerine
kırgınlıkları varmı diye
pek bir şey anlamasamda
yanaklarına süzülen yaşları silip
olmam gereken yere dönüyorum
biraz üzgünüm sevdiğim
sen yoksun burda,son bakışın yok
belkide hala düştesindir kim bilir
bense an’ı kaçırmama derdinde
nedendir bilmiyorum
ölüm kol geziyor sokağımda
ecelin elleri yakamda,nefesi bir adım arkamda hissediyorum
odamın perdesini hiç açmıyorum artık
başımı kaldırıp bakamıyorum uzun uzun denize
sahile de inemiyorum mesela
vapura da binemiyorum artık
arkasında bıraktığı beyaz köpükler
kefenimmiş gibi beni sarıyor
korkuyorum sana veda edememekten
yüreğine dokunamamaktan
güneş yüzünü toprağa düşürdü sevdiğim
yeni bir güne ve sana merhaba
bu günde ölmedim ama
bir sonraki nefesimin garantisi yok
bu yüzden aç pencereni…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.