2
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
880
Okunma
geçmiş seneler geçiyor
zamanın sandalında,
gece; ince sisler içinde bulanık,
bir parça ay, hayal meyal,
siyah duvağının altında saçları yanık
uzayıp giden sukunluğun,
her köşe başı sen;
nefesimde tuttuğum haykırış,
param parça eylül;
ben , eskisinden beter dağınık..
bir ince duman kayboluşlarım,
yarım kalan bir yalnızlık,
içinde şuursuzca ben,
ve her sonda az buçuk yalan,
uzun uzadıya yollar var,
ilk adımında ölümün;
sana hasret,
sana sevdalı,
yaşaya bilmekti;
bu tatlı oyun...
bitmek bilmiyor;
ne gelişin,
ne de gidişin...
kadavramın düşleri ...
karan
son...
.