0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
318
Okunma

OLA Kİ
Bilemediğin o kadar çok şey var ki mutluluğa dair.
bir hayal,
bir düş
ya da bir kâbus de geç!
Asla bulunmayacağız okyanus mavisi bir düşte.
Düşmeyeceğiz Kafdağı ardı masalları gibi bir aşka!
Dinmeyecek gözümüzde özlem sancısı.
Kim bilir,
belki de yağmalanacak yüreğindeki ben.
Elini duaya açtığın bir an
çökecek üstüne gökkubbe.
Durduracak sana meylik zamanı.
Sen,
suçlamaktan vazgeçmeyeceksin mevsimleri.
Belki de inkâr edeceksin akitleri.
Ne başlangıcı olacak acılarının ne de bir sonu!
Yılların hesabını veremeden ağaracak saçların.
Solarken o pembe yanakların,
kulaklarında çınlayacak senden kaçışın postal sesleri.
Ve kentler kuşatılacak!
Gökyüzünden karanlıklar inecek
yeryüzüne.
Girdiğin her sokağa hüzün yağacak.
Sessizliği göçmen kuşların çığlıkları bozacak.
Öksüz ve yetim bir çocuğun üşümüş minicik avuçları
sana yangınlar taşıyacak!
Ola ki ısınır yüreğin!
Ola ki aşk ararsın!
Belki de yıllar sonra,
dilinde kekremsi bir tat
ya da sebepsizce boğazına düğümlenen bir hasret türküsü…
İşte o zaman beni anlarsın!
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (3)