7
Yorum
32
Beğeni
0,0
Puan
722
Okunma

savaşların tek günahsızı onlardı.
uçurumun eteğindeki kendi bedenlerinden habersizdiler.
sıranın kimde olduğunu düşünemeyecek kadar çaresizlerdi.
kimindi bu isimsiz mezarlar, kimlere aitti.
dehşete düşüren o izler.
zincirlere vurulmuş düşünceler.
hadsiz,ce kirletiyordu her yeri.
o merhumlar orada bile özgür değildi.
sahipsiz ve isimsiz mezar taşları gibi.
ölmüştü kölelik.
düşünce köleleri diriliyordu yeni baştan .
özgürlüğün köleleri sınır tanımıyorlardı.
bataklığa batarken köleleri de sessizce boğuyorlardı.
köleler sahipleriyle ölümde eşitlenirken.
şeytanla anlaşma yapamadılar
orada mezar taşları siyah ve isimsizdi.
diğer tarafta tam tersiydi.
sahipliğin gölgesi oraya da düşmüştü.
düşünceleri sömürülürken kölelerin
hep küçük düşünürlerdi.
ondan sadece büyük harfle yazılanları okurlardı.
ayrıntıdan habersizdirler.
sırdan habersiz.
köleliğin değişenleri neydi
ödenmişliğin kamburu neydi, ödenmemiş lik neydi.
bu borç köleliği nedendi.
siyasetçileri, patronları ve şirketleri.
onlar karanlığın ta kendisiydi.
insan kendi karanlığına koşarken bile düşünmüyordu.
her adımda kendi başını eziyordu.
farkında olmadan.
ölü bir bedende açık kalan gözdeki o bakışlar.
soluk yüzlü bir ölünün ağlaması gibiydi.
ısırılmış dudaklardan akan o kan.
dindiriyordu öfkesini yüreğin.
köleler için özgürlük hayaldi anlamıştı.
bağlıydı tüm yolları.
ve ne ararsan vardı orada.
düşüncelerin bile zincire vurulduğu bu yerlerde.
sınıflandırılmış köleler vardı.
hepsi emre amade.
yaşamak hürce.
o çok sevilen dünyanın bahçelerinde.
her şey insan içindi
Allah’ın sunduğu nimetlerin hepsi güzeldi.
asildi insan
aynı gökyüzünün altında.
özgürlüğümüz saklıydı maviliklerde,
köleliği olmamalı insanın ve düşüncenin.
sefillikti bu
*
Mehmet Demir
12..07.2022 Ankara
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.