19
Yorum
41
Beğeni
0,0
Puan
943
Okunma

Yağmurlarla sönmüyor, sevda denilen ateş
Nasıl da yaktı bilsen, gözlerinin karası
Huyun huyuma uygun, sen olasın bana eş
Sadece sende merhem, onmaz yürek yarası
Kıyamam ki ben sana, biraz kendin sakınsan
Değişmiyormuş sonuç, kaderinden yakınsan
Mesafede nedir ki, kalben sevince insan
Çok yakınmış aslında, iki gönül arası
Alev saçan gözleri, bilsen nasıl bakıyor
Nedense tüm acıyı, hep sevenler çekiyor
Dumanı yok, külü yok, güneş gibi yakıyor
O ateş yürekler de, bir Marmara çırası
İnkar etmek mümkün mü, cilve, naz, edaları
Ağlayarak dinledik, genç yaşta vedaları
Seven herkes biliyor, tüm büyük sevdaları
Karacoğlan, ey Mecnun, kimde aşkın mirası
Erir gider her seven, hem de göz göre göre
Veda etmişse bir de, yari sevdiği yere
Ayrılık girer ise, kor yüreğe bir kere
Farklı çıkar dudaktan, her yüreğin narası
Görünce can, cananı, kalbi aşk diye atar
Bir gün görmediği an, yüreğe hançer batar
Aşık olmak içinse, sadece bakış yeter
Mey sunar çünkü güzel, değil üzüm şırası
Sarayım gece gündüz, uykularım kaçmasın
Benim yâr dediğim de, neden beni seçmsin
İşte geldik gideriz, özlem çiçek açmasın
Lüzumsuz da diyor ki, ne ki şunun şurası
Sadık DAĞDEVİREN
Aşık LÜZUMSUZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.