1
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
530
Okunma
beyaz yerlerime everestinle gel
az tütsülenmiş bir samba ile rio de janeiro
ah karnaval coşkusu
unutmuş değil hiçbir çocuk festival sonrası lunaparkları dönen atlı karıncaları
bak birisi duvardaki o afişle arıyor çocukluğunu
su içer gibi gel bana gürüldüyen her imge mavinin elinde büyüyen bir sihir
gidip de gelemeyen
o insanların
türküsünü dinledim bugün
uzayan her şey bir uzun hava
uzayan bu boşluklar
hiçbir zaman dolmayan koridorlar
bir sigara ağızlığı gibi kullanılmışlık
hayat filtresiz acılarını katıyor bize
elemi de katık ettik ellerimi ve ellerimden olanı
sen gidince işte bir biblo unutuyor konuşmayı çiçeklerle
burada ölü insanlar dans ediyor
burada içim içimden çekiliyor
kansızsa duvarlar
onlar merhametsiz dilsiz ve âmâ
en uzağında iken gitmek istersen git
bâzen bölünmüşlük
bazı kelimenin heceleri gibi
yan yana gelmiyor