0
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
444
Okunma

Sahi neden bilmiyorum
buruşturup az önce avuçlarımda hırsla
fotoğrafına bakıyormuş gözlerim,
her nedense kıyıp da atmamışım
yeniden düzleyip masamda
kâğıt kırığı çizgiler arasından
seçmeye çalışıyorum gözlerini
belki de yüzün, bakışın,
saçların tanıdık gelmiyor artık bana
Hep umursamaz yine, hep ilgisiz
yitik bir zamanın uzak mesafesinden
bomboş bakıyor gibisin sanki,
zalimliğini mi anımsatıyorsun?
ya da ne bileyim,
belki de bana öyle geliyor
Her defasında içimde bir umut
her defasında iflah olmaz saflığımla
pişmanlık arıyorum o gözlere bakarken,
(Senin duygu yoksunluğundan emin olsam da)
buğulu bir bakış ya da bir damla gözyaşı
nafile minicik bir hüzün ifadesi filan
ya da ne bileyim,
belki de bir sevgi kırıntısı
Benimkisi de düpedüz aptallık
kendime kızmayım diyorum ama öyle!
yani öylesine konuşuyorum kendi kendimle
tabi özledim filan sanıyor olabilirsin sen,
ama anımsamıyorum bile seni
(dediysem inanmalısın, ben inanmasam da)
anımsanmayanı unutmak benimkisi
ya da ne bileyim,
belki de takıntılıyım
Her neyse elimde bir mendil bile yok
zaman zaman dökülen gözyaşımı silmiyorum
ama yine de ağlıyorum sanma sen,
zor da olsa senli anıları içimde
uyutmaya çalışıyorum
ya da ne bileyim,
belki de sensizliğimi avutuyorum
Umut fakirin ekmeği derler ya,
az umudum var ki bekliyorum
elbet bir gün gelecek ve muhtemelen
sımsıkı sarılarak zamanın sonsuzluğuna
sensizliğimin onca zaman sonrasında
belki seni (de) bir gün unutacağım
ya da ne bileyim,
belki de kendimi unutacağım
Mustafa Fahlioğulları - Kasım 2021