5
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
709
Okunma

O BENİM İŞTE
Güneş gülümserken sarı sıcakta
Bir kuz görürseniz o benim işte
Alın ter dökerken yanan ocakta
Bir tuz görürseniz o benim işte
Bağlı sevdiğine evvel ve ahir
Kendi hayalini eyleyip tehir
Kirpik ormanında taşkın bir nehir
Bir göz görürseniz o benim işte
Kalbi har içinde kaynayan volkan
Gönlü deryalara açılan yelken
Zalime kılıçtır mazluma kalkan
Bir gürz görürseniz o benim işte
Şu dünyanın fani saltanatında
Gözü ne gümüşte ne de altında
Hârı hiç sönmeyen yağmur altında
Bir köz görürseniz o benim işte
Madun ağacından gelip çağlayan
Perde perde yürekleri dağlayan
Mızrabı vurdukça sanki ağlayan
Bir saz görürseniz o benim işte
Elleri nasırlı saçlarında kar
Kim bilir ne hazin hikayesi var
Yeşillik içinde solan bir bahar
Bir güz görürseniz o benim işte
Çile ormanında nefsini güden
Yaşamdan ölüme yürüyüp giden
Buruk bir gülüşle tebessüm eden
Bir yüz görürseniz o benim işte
Şefaat dilenip elini açan
Bedevi misali konup da göçen
Madde yollarında manaya uçan
Bir toz görürseniz o benim işte
Gurbetle kertilmiş tahta beşiği
Merhamet döşeli gönül eşiği
Kemter bir bedende Hakk’ın âşığı
Bir öz görürseniz o benim işte
Hicranla bağlanmış dumanlı başı
Sessiz çığlıkları inletir arşı
Kağıt dostu olmuş kalem sırdaşı
Bir kız görürseniz o benim işte
Nurgül KAYNAR YÜCE / K. MARAŞ
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.