11
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
1756
Okunma

Sancılanır varlık ile yokluk arasında insan.
iki yanlı bir roman gibi
korkar aynaya bakmaktan.
Dökülür karanlıklar
gölgelerin dolabından.
Kuru gürültülerin sırtında yük olur
sessizlerin sırtında sesliler.
Çıkmazların taşı kırılır
efsunlu zamanın sağlamlığında.
Kırk yıl odun taşımış Yunus’tur bir tarafı.
yanar hamken pişer.
Erir ’’Hallâc-ı Mansûr gibi
"Ene’l Hak!"der ölürken diğer yanı.
Öğrenir hem konuşmayı hem susmayı
durmadan yer değiştirir bu ikilemde.
Yazar..
Yazar..
Tur üstüne tur atlar
Stop eder finiş çizgisinde.
şifreler kendini ’’Da Vinci’yle’’
Yakınlığı aradıkça uzaklaşır
mesleği olur ’’Uçurum mühendisliği’’
Kurar içinde kendi egemenliğini.
Bayrak gibi başkaldırır direğine
amaçları indirir denize
bilincin pınarları ile..
Yaşarken sığınakta ölüm korkusunu
Süt yeşili bir yaşam filizlenir ellerinde.
Zar atar aşka
düşer dört ayağının üstüne.
Bazen de hile yapar
takla atar kaderin ellerinde.
Soluksuz uzman olur ilk adımlar.
Öpüp yolun elini
alnındaki ekmeğe götürdükçe.
Gözü eli takarak dişe
Kırk şiir yazıp
Kırk çeviri yapsa da;
İronik bakar zımbırtıdan şeylere.
Ve der ki;
Kaşık havası gibi özgür olmalıdır şiirler
hatta biraz da zeybek
vurdukça dizi yere baş kaldırmalı imgeler.
Döndüre döndüre yazmalı öğrendiği dili
Kılcal damarlarına kadar
ayırmalı kimlikleri.
Duruşlarla benzemeli
zamanın geçişleri.
Arkeolojik kazılarla
didik didik etmeli düşünceleri.
Hava akımı gibi olmalı
noktalama işaretleri
Zamanın sahibi yok
Okunacaksa;
şimdiki zaman ekiyle okumalı şiirleri..!
Ferdaca
5.0
100% (18)