15
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
905
Okunma

Satır sonlarına nefessiz yetişmekti bazen şiir..
An’da genişledikçe zaman
şöyle savurup renkli yelpazemi
giderim şiirin götürdüğü yere.
Keşfederim arka sokakları
sınır tanımaz hayallerimle..
Bazen dalgalı, bazen fırtınalı
Bazen sakin bazen içini çeken
Doğarım engin denizlerin ufkunda
defalarca yeniden..
Avazım kadar hasret bırakırım
gecenin ışık tozlarına.
Nihavent tercihlere
hüzzam terkler ekleyerek.
S/aklarım Fatiha’yı avuçlarımda.
Sıyırıp kefenlerinden şehitleri
iman ile sürerim suretime
cennetlerini..
Alırım bahaneleri
durumların ellerinden
“Gelmeyen günden önce[si] ve
giden günden sonra[sı].” için..
Hapsedip güneşe tutsaklığın günlerini
vuslatı içerim karanlığın dudaklarından.
Köklerime su salan esarete
Binlerce eyvallah eklerim..
Dönüp yüzümü sırata
düşerken uyanırım her defasında.
Ki;
kalırsam bir gün aşktan muzdarip
Asalet saflarında
musallaya bakarken şaşkın
’’Helal olsun ’’ diyen sesle
Yiğidi öldür hakkını yeme derim.
Yolunun aydınlığına sarkaç ekleyip
Ruh bedenden çıplak olsa da
yine yolunu beklerim..
*
Zümrüt Anka’nın kanatlarından
Mükerrem’in paşrapasına kadar.
Sur’a üflenirken A’n
Selam sana derim Medar-ı iftiharıma.
Ve
Selam sana bin parçaya bölünse de
ahte vefa-yı bilen gönlüm.
Selam sana vakti-seherde
otuz üçten doksan dokuza
’’Ente Subhanek’’ arasında dökülen
göz yaşlarım.
Kudretten aldığım hevesim
eğil tut ellerimden
gül suyu dökülsün ibriğinden.
Biliyorum ki;
gömüleceğim bir buçuk metre kareye.
Sarıldıkça sarılacağım uyku perisine.
elde kalacak bir kaç şiir bir kaç cümle.
’Üç Kulhü Bir Elham’’okursanız bu garibe.
İstanbul sırat olur gönlümde.
Vefa dolu yüreklerinize
gülümserim belki de
İrem bahçelerinden.
Sevgiyle..!
Ferdaca
5.0
100% (26)