15
Yorum
48
Beğeni
5,0
Puan
1477
Okunma

Kendi kendine usulca dönen
tesbih gibiyken gün.
Aralanır ’’Niyet perdesi’’
zikrederek açar çiçekler
Misk-i amber kokar bahçem.
Niyaz ayininde
döner ruhumda semazenler.
Kutup yıldızı meşale tutar
“ilahi öğreti” ışığına.
Uçsuz bucaksız bakarım
aşk dergahına.
Ödüllenir viranem.
Tekamülü anlatır içimde
harabat ehli şiirler.
Kaybolurum derinliğinde
’’Gel’’ diyen
Yunus’ca ’’Kendini bil’’ diyen sesin.
Pençesinden kurtulup gafletin
Kanatlarında kaybolurum
vahiy meleğinin.
Bir nida sesine
“Ben buradayım ”
uzağa gitme dercesine
Tövbeye durur dilim
duaya ellerim.
Kapanan bütün kapılara inat
bilirim ki;
sabrın sonu mükafattır.
cennetin kapısı Reyyan’dır.
Bir vardım
bir yoktum derken
yavaş yavaş süzmektir ölümü.
Ve
’’Hızır (a.s) gibi
İçip ölümsüzlük iksirini
Kalp gözüyle görmektir.
yaraları iyileştireni.
Rıza sofrasında;
ruhumuza bir adım kala
söküp atmaktır içimizi.
Dua çarkının rüzgarında
Yineledikçe sözcüklerimizi..!
Ferdaca
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.