0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
437
Okunma

MEĞER
Meğer ne büyük hatalar yapmışım.
Ne büyük yanlışlar!
Telafisi imkânsız!
Geri dönüşü mümkün olmayan!
Sevmek, sevilmek gibi.
Kabullenmek, kabul görmek gibi.
Dışlamamak, dışlanmamak gibi.
Ötekileşmeden, ötekileştirmeden biz diyebilmek gibi.
Sebep mi?
İşte sebep;
Sebep; ben deyişin!
Sebep; ben deyişim!
Sebep; “Bizden değilsin, sen ötekisin.” dediğimiz gibi!
Oysa yaşam,
benin ötesinde biz olmakmış.
Kabullenip kabul görmekmiş.
Severek sevilmekmiş.
Paylaşarak çoğalmakmış.
Meğer kutsal olan her şey,
yani mutluluk,
ne burnunun dibindeymiş
ne de Kaf Dağı’nın ardındaymış.
Ne yerdeymiş ne de gökyüzünde.
Aradığımız mutluluk,
tam da göz seviyesindeymiş!
Bakıp da göremediğimiz…
Sen gibi.
Ben gibi.
Varlığımızı fark edemeyişimiz gibi.
Hatalarımızı,
yanlışlarımızı kabullendiğimiz müddetçe
insan olabileceğimiz gibi!
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (6)