2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
499
Okunma

SAVURDUM KÜLÜMÜ
Yine bu akşam bir mektup aldım;
ucu yanık,
satırları sen kokan.
Ve penceremden sensizliğe sızan bir çigan.
Duydum ki,
namahreme öptürmüşsün dudağını.
Sensizliğe haykıran taş duvarlar bile
utancından buz kesmiş.
Vallahi içimi yaktı kızlar manastırının karanlık yüzü,
gölgeledi tüm imgelerimi.
Oysa ben uykuyu kirpiğimden asıp,
bu gece de katili olmuştum sensizliğin.
Geleceğini yazmışsın;
kim bilir,
belki bir kuşluk vakti…
Kaç gece geçti, gelmedin.
Yoruldum beklemekten.
Çağırır kirpiklerim ferfecir vakti
ölüm uykusuna.
İçtimaya geçti aşk’ı anan bütün harfler,
imam son duasını okudu.
Bilesin;
Mansur gibi beni de yaktılar aşka
ve külümü savurdular Dicle sularına.
Sana sunacak bir naaş bile kalmadı geride.
Mahşer günü hesabı sorulursa sensizliğimin,
merak etme,
olmayacak şikâyetim.
Beyhude cümleleri affederek,
aşkta ayrılıkların suçunu ben üstleneceğim.
Ve sensizliğe yanıp savurdum külümü.
Gözün aydın.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.