Bir kadının yeniden evlenmesi, onun ilk kocasından nefret ettiğini gösterir. bir adamın yeniden evlenmesi, onun ilk karısını çok sevdiğini gösterir. oscar wilde
YUSUF  BİLGE
YUSUF BİLGE

ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ

Yorum

ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ

( 1 kişi )

1

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

1014

Okunma

ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ

ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ


17 Eylül 1176 MİRYOKEFALON ZAFERİ’mizin Anadolu’nun ebedî Türk yurdu olmasını kesinleştiren Barış antlaşması 21 Eylül 1176 da bir Cuma günü imzalanmıştı. ISPARTA ilimizin YALVAÇ ve GELENDOST ilçelerinin dağ geçitleri ve ovalarında sürdürülen o savaşın şehitleri, olanca dirilikleriyle bugün aramızda bizim bilemeyeceğimiz bir şekilde bâzen de cismen görünerek yaşıyorlar. Buna dair binlerce menkıbe derlenebilir ki, birine bu fakir bizzat tanık olmuştur.

ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ o zaferin ve ölümsüz şehitlerinin anısına büyük Türk Milleti’ne armağan olsun.


Her an uyanıktı
Ve rüzgârlıydı yaprakları,
Gözlerdi, dinlerdi yolları,
Taa uzakları...

Türküsünü söylerdi geçmişten geleceğe
Efil-efil nağmelerle dal,dal,
Gökyüzünü bağrına basardı
Kucakları..

Çok gün görmüştü:
Yaşayan ölüleri,
Ekmeğe uzanmış nasırlı elleri,
Savaşları, barışları,
Düğün, dernek, yarışları,
Kahramanları,
Efsane geceleri,
Büyük yangınların dumanında
Alev kusan sıcakları,
Kor kesilen gönülleri
Ve nice sönen ocakları …

Bir derenin kenarında
Filiz verdiği ilk günlerdi,
O izzetli büyük hükümdar,
Kılıç kavrayan güçlü parmaklarıyla
Okşayıp sevmişti nârin dallarını;
Bu duygulu arslan pençelerini,
Belki de öpmüştü
Çınarın çocuk dudakları...

Yanı başından
Şahinlerce döne,döne,
Mızrakları tuğlu,
Yayları burgulu
Atlılar gelip geçiyordu dörtnal;
Selçuklu’nun gözde gâzileri
Bağıllı, Sücüllü süvarileri,
İnsanüstü bir gayretle savunuyorlardı,
Kurak geçen yazın sızlamasında
Şerha, şerha çatlayan toprakları …

Çelik tolgalardan yarınlar şavkıyordu;
Azgın haçlı sürülerine karşı birileri,
Varoluşun destânını yazıyordu;
Islık çalan oklarla doluydu
Sadakları...

Dünyanın en büyük orduları yığılmıştı,
Gelende ve Arıncak ovalarına;
Dört bir yanda kavga tütüyordu;
Kan kokusu sarmıştı Sultandağları’nı;
Kurt kapanına çekilmişti haçlılar;
Başına döner olmuştu bu kez,
Bizans’ın dünyaca meşhur
O kancık tuzakları…

Esrimişti bir kere çınar,
Büyük muştular yürümekteydi
Elceğiz yapraklarına;
Biraz ilerisinde
Kurulan görkemli otağında
Dikelmiş bekliyordu, İkinci Kılıçarslan;
Uzaktan bir toz bulutu kalksa
Sesi kılıç gibi kesiyor,
Arslan gibi kükrüyordu:
"Şu gelen atlı mıdır?
Hele sorun, hele sorun
Bağdatlı mıdır?"
Hemen o yöne doğru
At sürüyordu ulakları...

Beklenenlerin geldiği gündü,
Bekleyenlerin coştuğu,
Dalgalandığı gündü
Ve dal filiz çınarın
Yeni,yeni sevdâlandığı gündü;
Bu sevdânın nağmesiyle ürpermişti
Kökleri, budakları...

Türklüğün varolmak uğraşına,
Halife El Mustaza’nın
İslam Ülkelerinden derlediği
Ve cihâda yeminli gönderdiği,
Destek kuvvetleriydi gelenler;
Bu kavuşmayla kavil-karar verdi,
Kavim- gardaş oldu yürekler;
Tekbirlerle inledi dağ taş;
Fîsebîlillah kendi canlarıydı
Bir zafer vaktine adakları...

Şehitler Geçidi’nden Türk Boğazı’na,
Kayı Düzlüğü’nden Canlar Çukuru’na
Kapakladılar altıyüzbinlik haçlı ordusunu
Ve tarihin en büyük mezarını kazdılar
Tozu-kan Ovasına …

Yıl binyüzyetmişaltı, Eylül’ün onyedisi
Günlerden Pazartesi,
Kavuklular Beli’nde Emir Ulamış
Teslim aldı Manuel Kommenos’u da
Aşkar bir katıra bindirip gezdirdi,
Can harmanında kana belenmiş
Savaş meydanlarını;
Kızıkbağları’nda Makradukas’ın
Savaşa olabildiğince muhâlif duran,
O bilge komutanının,
Görünce kesilmiş kızıl başını,
İmparator bin pişman, af dileyen sözlerle
Canhıraş, feryat, figan,
Çığlıklar atarak katırdan düştü;
" Bunu asıl ben hak etmiştim
Zafer Türk’ün " diyerek, miğferini döndürdü;
Tam bu esnâda,
Can çekişen bir Fransız şövalye,
Yakasına sarılıp,
Olanca nefretiyle yüzüne tükürdü …

Karamık Beli’nden Eğerim Bükü’ne,
Kırkbaş Türbeleri’nden Şehitler Tepesi’ne,
Akçay’dan Doğanbey Çayırı’na,
Bozdağlar’dan Gavuruçtuğu’na,
Gelincik Ana’dan Anamaslar’a,
Binşehitler’den Erenler Gölüne,
Enes Denizi’nden Emir Mende’ye,
Altıkapı girişinden Kut-İrnek yokuşuna,
Gülümerenleri’nden Uzunölüler’e
Her karış toprağında bir şehit hatırası …
Ulu çınarda yaşar o miraç manzarası …

Bağdat’tan Fidyânı Seyf
Gül sorguçlu Fatlın Kuvvetleri,
Hicaz’dan Enes Oğulları,
İsfehan’dan Bahtiyârlı Yiğitleri,
Filistin’den Şam’dan Eyyûbiler,
Van’dan Mahmatlı Aşireti,
Hamedan’dan Zengibarlı Avşar Oymakları,
Cezayir’den kahraman Agâbiler,
Mısır, Fas, Tunus’tan değişik renkler
Esmer Kıptîler ve kara tenli Zenciler,
Selçukya’nın bahadır Gâzileriyle
İslâm kardeşliğinde zafer tâcı giydiler,
Haklı bir dâvâ için ölmezliğe erdiler …

O günden bu güne,
Dal filizden Ulu Çınar’a,
Emir Ahmet makâmında,
Yalvaçlının gözü gibi koruduğu
Türklüğün bu varoluş destanıdır
Ve Ulu Çınar, yaşayan her anıyla
Hep aynı türküyü söyler gibidir:
"Coştum yine dalgalanıyorum ben,
Yeni,yeni,
Yeni,yeni sevdalanıyorum ben..."




YUSUF BİLGE

AÇIKLAMALAR :

Enes Denizi: O dönemde Beyşehir Gölü’ne denmekteydi.
Emir Mende: Eğirdir Gölü
* Arıncak Ovası: Yalvaç - Terziler Ovası





Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Ulu çınarın türküsü Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ulu çınarın türküsü şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ULU ÇINARIN TÜRKÜSÜ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Asarvadisişairi
Asarvadisişairi, @asarvadisisairi1
21.9.2020 12:42:21
5 puan verdi
kutlu tarihe edebiyat mührünü şiiriyle vuran yüreğiniz ve eliniz dert görmesin kaleminiz daim olsun hocam.
sizi yüreğim le selamlıyorum.esenlikler içinde kalınız.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL