11
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
1289
Okunma

Mutabık mıyız kara yazgım, şanlı na’şım?
İklime müeyyideler yükleyen şafak vakti…
Matemimin de izotopu
Körelen nefislerin cahil bendine
Sirayet etmediğim zulüm ki
Varsın yaftalansın benliğim
Görmekten men etmediğim sefil yüreğimin nezdinde
Körüklensin de masumiyetim
Hani düşkünüm, düşkünsün, deyişlerin şerrine
Lanet okuyan kâfirlerin son dansı
Lakin serildiğim Veda Hutbesi
Canım Efendimin sönmeyen ışığı.
Ne gözüm kördür
Ne nefsime taptım.
Bir aşk ki azametin tarhında
Sadece Rabbime sevdalıyım.
Hükmeden kaderin yüzü suyu hürmetine
Vakıf olduğum hiçlik mertebesinde
Her zerremle şerh düştüğüm sevgim ve nazım:
Ki niyazımda saklıdır yüküm
Yükümle deştiğim kabrim
Sükûn dilediğim bir cehennem ki
Dünyanın sefil menkıbesine neyleyeyim?
Zarif bir türbülans
Uykudan sarsılarak uyandığım
Kepaze ihanet ve tapınılası şer:
Köhne dehlizlerde iblisle oturan pazarlığa
Her münafıktan ıraktır varlığım, niyazım
Bir hürmet ki sarmalında inancın
Bir şafak ki;
Gözümde tüten yaralı saltanatım:
Elbet inkâr edemem kulluğuma sunulan
Sunumu hoş olsa da ihanet edemem:
Ruhumun açlığına kol kanat geren
İndinde rahmetin
Kölesi olmadığım dünya nimetlerinin.
Hayra yordum her rüyayı geceden kalan
Bitimsiz hüsran.
Sefasını sürdüm matemin, mahremin
En huşu dolu meclis ki:
Dostluğun şanı
Kardeşliğin sancağı
Mümin olmanın verdiği o şükür
Sözcükler kadar yakın bildim ben ahreti.
Göğe mil çeken o kurşun ki:
Ağırlığım ne kelime…
Ağır çeken haysiyetimdir ve yalnızlığım
Kulağına da küpe olsun içimdeki kırık sazın.
Varlık tenha bir yol
Aşka düşen her surede
İzafi bir mutluluk kimine
Gel de sen bir bana sor:
Neymiş aşkın hülasası
Neymiş kırılmayan zincirlerin bekası.
Minnet etmediğim safi gölge
Kekremsi göğün uçuk pembesinde
Ağırladığım aşkın da kölesi olmanın şerefine
Kanmadım da nefsime, zalime
Kanasam da bunca zulümle
Iraktır düşlerim fenadan, tenhadan, yalandan
Bir meclis ki sandalımda süzüldüğüm
Gök kubbenin teninde
Nice vakitler nice yaşla dilediğim Rabbimden.
Sonlanmadan ömür yanmanın şevki:
Sehven ölü bildi beni zalimler
Ne zamanki yolları düştü yüreğime şer vakti
Lakin şerh düştü melekler ruhuma:
Kutsalım, sancağım, hidayetin de doruğunda
Sanmasınlar ki bittim, yenildim
Sürgüledim yüreğimi içeriden
İçre dönük lütfu evrenin
Kayramda saklı huzurum, inancım, neşem…
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.