3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
818
Okunma

Gelincik Ömrümde Sevdim Seni
Bağımlısıydım aşkın
Sonsuzdu kalabalık
Yalnızlığım yabani,
Dostluğum acemi...
Çocukluğum daha emeklemek istiyordu.
Uykusunda seni sayıklıyordu bir ses
Flüt çalıyor,
Masallar anlatıyordu Peter Pan.
Çocuk kitaplarından
Çocukluğun kitaplarına yapılan serüvenlere
Tahta atlarla çıkıyordum.
Tanrı
Kurşun kalemle çizilmiş o sarı güneş
Batmıyordu hiç
Dağların ardında.
Deniz ne olursa olsun maviydi.
Evlerin bacalarından yaz kış duman tüterdi.
Hayatı bir resme çivilemişti tanrı.
Sen
Bir başka sarıda
bir başka dumanda
Başka gözlerin ellerine doğmuştun
Tanrının başka resimlerinde,
Rengi kara değildi gözlerinin...
Kimdi sanki
O şiir-masalda doğan?
Şair çığlık atıyordu her şeye rağmen
“öyle güzel ki ölürüm artık, beyaz uykusuz, uzakta” diyordu Süreya Kars’ta
Gül Cemali beyaz bir yıldız şimdi, bir yıldız kadar ölü,
Gökevi kadar kusursuz bir büyüyü ilikliyor kırlangıç kanatlarına… şimdi işte o kadar uzakta…
Ben ki bir yaz çiçeği
Dağ kırlangıcı...
O yüzden hayaldi aşk...
O yüzden aşıktım aşka.
Kısa sürsün ömrüm diye yalvardığımda
Tanrı gelincik koymuştu adımı...
İşte o yüzden sadece yazları dans ederdim kırlarda.
Ve şimdi daha henüz yeni geçti
Dünde asılı kaldı nefesim,sesim ve kırmızı beyazda k/aldı.
Uyku senli bir deniz , sonlu bir deniz
Ölümse g/öz/ünü bile kırpmıyor halâ!
2 Nisan 2010-21 temmuz 2013
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.