0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
705
Okunma
Mürekkebin şiir sesi vardır
Bir lale kopumunda susarsa eğer
Bir şiir tutuşur şairler yasına gider.
Güneş kuşların kanadına değdiği vakit
Al benli minvalinde bulutlar yüklü
Ağır aksak demir ökçeli karanfil kokulu şairler
Bir boğaza bakar bir gözlerine şiirin
Tan yeri fecre değer mahpus türküsü tışlar
Ebedî bir sanrıdan doğar bakışlar
Kalkan ilk vapurun kokusu denize vurur
Ateşler parmaklarda aslında
Ruh çembersiz bir duvarın eteğinde
Dil körpe kokarken kaldırım taşlarında
Sabah seninle harelenir göz yaşlarımda
Beni en güzel sen anlardın
Sıcak bir rüzgar nasıl okşarsa
Papatya saçlarını
Öyle masum gölgelerdin
Ruhumun çınar ağacını
Elbet kara düşe yazgı çizilmez
Yazılsa da kader denmez
Çünkü kalem çoktan tükenmiştir
Doğduğu gün şairin
Yazarken boğulur gün
Sular boğuk bir tunç kokar
Erir gövdesi şairin
Senin saatinden şafak sayarken
Elif kadli bir maun sitemdir
Şiirin heceleri
Şairin geceleri
Karara bağlanmış deyişlerdir
Kör sitemle çağırır beni dalgalar
Sular boğulur mu gönül yorulur mu
Sevmeden sevilmeden
Girdap bir kızıl meskendir
Sular hep yanar
Güneş batınca
Şair tutuşunca...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.