0
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
487
Okunma
ben geldim tanımazsın
gitti bilen ağaç sesimin rengini
boşluğun sözleri kızıl çalan
her düşünceli duvarın yüzüne
güne güneş geçiren tırnakların teni
gece siyahı giyinmiştir şimdi
nasılda gülümserdi alın çizgim
kanınız bembeyaz aksa
düş emen açlıklar korosu
anneli aranmalar hangi dildi ne önem
tanımadığım çayın bahçesindeyim
yalnız çınarın parçalı gölgesi
sürü oturmanın dirsek teması sessizlik
küçük mutluluklar dileniyor belki
kimsenin dudaklarına duyurmadan
rüzgar hafiften konuşuyor
ülkesi olmayan sınırdaş masaların
dört ayağını sapladığı toprak
bilinmeyen çok diyen gözler
amaç hissetmek ısrarında hışırtı
açılıyor yaprak yaprak
kahvenin telvesi sodanın keskinliği
bir bulutlu göğsü daha uzaklara
yağmur damlası delmiş olmalı
gelip köklerinden diriliyor sevgili
5.0
100% (4)