2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
795
Okunma

Haz şiirleri uzun olur,
tüm parmaklarını çırçıplak bir beden üzere gezdirenlerin.
Parçalanmış nar, soyulmuş portakal
dişlenmiş elma
Kırmızıya bulanıyor dudaklarım
Gözlerin az utangaç, az paranoyak ,
hafif deli
ve nefesin yakıyor göğsümdeki tüyleri.
Boşluklarının kan damarlarını öpüyorum
Bileklerin gidişli dönüşlü
ne vazgeçilebilen ne kalınabilen.
Yangınlar
terleyişler
terk edişler
inleyişler
Teninin kokusu yayılmış tenime,
kadın kokusu,
Memelerinin arasının o tasviri zor tadı
ve tütsülenmiş bir kaç cümle ardında gizlenen
Raydan çıkmış gülüşlerin
Sen nefesini sürerken üzerime
dörtnala doru bir kısrak gibi
Kısılmış gözlerinin arkasındaki
buğulanmış ayna
bunca zaman bizi izlermiş meğer.
Ellerin sırtımda ve ayakların kenetlenmiş geceye.
Sokak boyu gözlerim bağlı
Fısıltılı yatağın beyaz çarşafları
Dağlarının
Tepelerinin
Vadilerinin
Girinti ve çıkıntılarının
üzerine örtünmüş
Beklenen kar sağanakları gibi duruyor bedenin de
Biriken ve birbirine karışan
bu sesler
ve
eller
Belki de bir zaman kayması
Birileri bir yerlere taşıyormuş gibi bizi
Dağılıyor saç tellerin bedenime
tel
tel
Bozuyorum imla kurallarını
peltekleşecek çok harf var ağzında
Ağzın bir kent oluyor
Bir kent gün boyu burnumda tütüyor.
Aklımda çocukluğumdan beri büyüyen bir şarkı
bugün unutulmuş yarın unutulmuş
fark eder mi.
Mış gibi öpmeye ne gerek var şimdi senin boynunu
Kasıkları sancıyor bozkırımın
İsterik çağrı tinsel kaşıntı.
Benim ellerim önce teğet geçiyor
ve sonra zevkle geziniyor
sözlüklerde
od diye ünlenen ekvatorunun nehirlerinde.
Sana sormayı en çok istediğim soru
boynunla benim aramda
kalan şu mesafe
kaç şiir
kaç cinnet
kaç kadeh eder.
Benim mutlak deliliğim
dillendikçe ellerim
senin kıta sahanlıklarına meylim.
Uykusuz
Uyandığımız
Ve
Uyarıldığımız o sabah
Sere serpe
uzandığın yatağın kenarında
birleşen
ve ayrılan
ayaklarının anlamlandırılması için bunlar hep.
Sokakta bir tabanca patlasa
sarhoş banklar arasında kavga çıksa
gökyüzünde fırtınaya yakalansa bulutlar
bir ülkenin gidişatı değişebilir sanki
Kuru sıkı tezahüratlardan sıkıldım
Peki sen ellerini neden boynuma doladın.
öpüldüğün yerde durdun da
dil üzere ihtisas mı yapıyorsun.
Bazı şeyleri
inkar etmek hayattaki en anlaşılmaz şey.
Öpesim geldi de geç.
Şimdi avuçların
avuçlarıma kenetlenecek
salt ikimizin bildiği bir fotoğraf karesi
iç
içe
geçecek
geceden sabaha
toplumun, aşkın ve zamanın
en güzel anlam kayması...
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.