ESKİ İSTANBUL'U ARIYORUMŞiirin hikayesini görmek için tıklayın O eski İstanbul yok artık.Yıllar içinde öyle değişmiş ki, taşı toprağı altın deyip, tası tarağı toplayan soluğu burada almış.Ah güzel İstanbul. Orhan Veli KANIK şimdi görseydi yüreğine inerdi. İstanbul’u Dinliyorum isimli şiirine nazire yapıp ben de ESKİ İSTANBUL’U ARIYORUM isimli bir şiir yazmaya çalıştım. Sürçülisan ettimse affola.
Trafik felç olmuş, nefes alınmıyor, Oksijen azalmış, toprak tükenmiş, Çok laf, az iş, az kalmış, az, Yakında kıyamet kopacak, Her yerde kuru kalabalıklar, Bir adım dahi atılmıyor, Sinir harbine dönüyorum, Boğazıma bir şeyler düğümleniyor, Eski İstanbul’u arıyorum. Mahalleyi parsellemişler kağıt toplayıcıları, Kucağında yeni doğmuş bir bebekle, Ağlıyor dilenen bir kadın, Şu elinde silah olan adam da kim? Hangi çizgi romandan fırlayıp da gelmiş? Ya şu yerde sürüklenen kadın? İzlediğim bir film sahnesi değilse, Kendimi darbelerden korumalıyım, Nerede benim süngüm, miğferim? Eski İstanbul’u arıyorum. Kumkapı’da karşı yolu tutmuş kahpenin biri, Cak cak ağzında sakız, İşleri iyi besbelli, gülüşü ele veriyor, Nasıl da şımarık şımarık otostop çekiyor, Şu uzun saçlı, dudağı boyalı, Kulağında küpe olan delikanlı, Seçemedim pek, kılık değiştirmiş de olabilir, Yoksa gözlerim mi zayıfladı, bilemedim, Eski İstanbul’u arıyorum. Her tarafta göz alıcı rengarenk ışıklar, Adına gece kulübü diyorlar, hıncahınç dolu, Döverler diye merak edip de soramıyorum, Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Meyhanelerin şekli şemali de değişmiş, Tanıdık geldi de Agop’un meyhanesi, Şu kulağıma yapışan tıngırtılar da neyin nesi, Nereye kaybolmuş alaturka müzikler? Aman Tanrım, ben nereye düşmüşüm? Sessizliği arıyorum, En güzeli eve gidip uyumak, Penceremi kapatıyorum, Bir sağıma bir soluma dönüyorum, Uyunmuyor geceleri, Sabahlıyorum, Eski İstanbul’u arıyorum. Vecdi Murat SOYDAN (Yaşanmamış Aşkların Şairi) 26 Mart 2019, Isparta |