2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1099
Okunma

AŞKIN HAVARİLERİ
Kısaltmalarla biliyorum ecnebi dillerini;
sarışında eda,
esmerde naz ona keza.
Ne zaman, nereden vuracağı belirsiz;
sanırsın ki bir deli.
İyisi mi, temkinli iyimserlik.
Yalvaçlara inmiş olsa da ayetler,
ben bir şairim.
Oldum olası sırnaşık imgeleri sevmem düşlerde.
Kovarak beynimden cinleri, perileri,
bahar temizliği yaparcasına temizliyorum
göğüs kafesim altında yatan kırık dökük aşkları.
Şimdi,
geçmişim gibi, gönül otağım temiz.
Meğer ecnebi sandığım o sarışın da
esmer de bizden değilmiş.
Zil takıp oynasam yeridir vallahi.
İnandığımız aşk olunca,
gel de sevme böyle bir sarışını ya da esmer dilberi.
Tabii, çok da ciddiyiz bu arada.
Kâinatı keşfedercesine not düşüyor tarihe;
“Aşk’ın miladı bugündür.” diye.
Artık umurumda mı sarışını,
esmeri,
buğday tenlisi,
çekik gözlüsü ve hatta zencisi?
Sonbahar güzeldir;
olmasa da düşlenen mavi,
yetiyor gözlerindeki hâle.
Nasılsa barındırır içinde bin bir rengi,
en çok da sarıyı.
Biz ki aşkın havarileriyiz;
aldırmadan renklerin gizemine,
mabedimiz sayıp biat ediyoruz aşkın dergâhına.
İster Müslüman olsun en radikalinden,
ister Mecusi ya da ecnebi dilberi;
ikimiz de karar verdik din değiştirmeye.
İnandığımız Tanrı aşk;
dinimiz sevgidir bizim.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.