1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
791
Okunma
Bir elinin işaret ve baş parmağı
merceği çevirecek,
bu kulun
bir gözü seni gözleyecek,
öbürü kapalı
İstanbul’un.
Diğer elinde bir parmak;
"- Şı-rak!" diye
düğmeye basacak
ve böylece
ölümsüz kılacak
zamanı
Ara GÜLER’in göz kapakları.
"Hiç()
demiyor ayrılık!
Hergün ölürken bir akşam,
diriliyor yaşam.
Ula
İstanbul seni!
Seni asma köprülü,
minibüs-otobüs-tüp geçit,
kıçı kırık trafik,
metro-tranvay-tünel,
küfr’ettikçe güzel.
"- Uy!"
demiş biri,
biride uymamışmı ne?
Almış-çekmiş başını
gitmiş yaban ellere,
gözaltında oyuncağı.
Ula
İstanbul seni!
Seni eteği çamur,
Bizans entrikalı gavur,
maacır-şair-berduş-göçmen yatağı,
seni devrim kaçağı.
"- Ölem!" desende gelmiyeceğim başına,
"- İyi!" de demeyeceğim musalla taşında,
imama inat
Aşiyan’a gideceğim,
kafayı çekeceğim,
Boğaza işiyeceğim,
Ula,
ula,
ula İstanbul seni!"
() Yana yatık/italik dizeler İSTANBUL SENİ (1) Şiiri. Lütfen benim tüm İSTANBUL SENİ Dizelerimi okuyunuz., PORTRELER (1) Şiiri Ara GÜLER’e 04.04. 2018’de yazdığım son mektubumdur.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.