0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1644
Okunma
aşkın dingin büyüsüne kapılır zaman
gülüşü terkedilmiş bir yüz çizerken güz
avucumun ortasına
kar yağar
suların boynuna yular deyi takarlar
topraktan sökülen kınsız bir feryadı
yoksa yalan mıdır gözyaşının coğrafyası olmadığı
nasırına kazma vurulan bir yol
içimden kalkıp dağlara tırmanır
düşlerini yatırıp bir mavzerin şakağına
eşkıya türküleri mırıldanır
sonra sıtma tutar kendi yalanıyla ısınanları
rüzgâr poyraz bir kılıçla geceyi yarınca
ayaklarımı ısırır su
topraktan bir ağ atar üstüme korku
öksüz bırakılmış yabanıl çiçeklerin koynunda
anlıyorum ki yoldaşız
ruhunu ateşe sokanlarla
tenimde firari kuşların ürküntüsü
aklımda kaçak patikalar
yaprak dökmüş bir ormanı geçerken
vuruluyor gölgem
geceye akıyor doğurganlığı karanlığımın
sözle bağlıyorlar ellerimi
kafama dayayıp üç noktayı
18 ekim 18
ali rıfat arku
istanbul
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.