9
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
1318
Okunma

Kanatları elemin, tozlu raflarında
Ömrün kor acı
Varlığın tutanaklarında kayıtlı sarpı gönlün
En içli derya.
Su götürmez bir aşkın kozasında uyutulduğumun mimarı
Her şiir
Bam telinde onca dizenin
Kefil olmakla eş değer düşlere
Unuttuğuma biat bir isyan derlerken iblis
Şahika düşlerin tetikleyici.
Yansıyan yorgunluğun sulhu
Körebe acıların mimarı her zifiri imge
Konduğum dallarda
Bata çıka yürüdüğüm dikenli
Yolları,
Gül beyitlerin
Dehlizinde, kaptı kaçtı bir aşk
Yine neferi iken hüznün
Köhne bir fısıltı
Oysaki içimdeki aryalar
Acının tetikleyicisi.
Şimdimi öldürsem de dönsem yanına
Gün dönümünde
Feryatlarımı bastıran
Bir kuvözde saklı tutsam yeni doğmuş rüyalarımı:
Hangi perdeden yansır söyle sesim?
Hangi minvalde iz sürerim delice?
Ben ki mahkûmların en deli neferi
Körükleyen bunca hatırat
Kol kanat gerdiğim
Bir izleğin son suresi adeta
İçimde çağlayan
Günbegün azıtan bir şelale misali.
Karambola giden zamandan yana yok ki tasam
Ömrü öğüten bunca elemi
Mademki baş tacı belledim.
Aşka yüklediğim özleme
Sinmiş bir kez nefesindeki ukde
Varlık kadar kutsal, demenin ne zararı var ki?
İçli göğün kanatlarına konduğum
O kadar mı aşikâr?
Çaldıklarımı sundum Tanrıya
Kederin esefini yüklendim tenimde
Semiren bunca iz ile
Belki’lerimi uyutup
Döndüm yüzümü aşka
Bazen terk edilmişliğin sillesini yiyip
Tokuşan ellerimde:
Hem izi gülümseyen
Bir nida benzeri
İçimdeki son edim:
Kapatmadan evvel gözlerimi.
Zaman…
Tutkal niyetine sahiplendiğimize öykünenlere sitem
Belki’lerini tokuşturan gizemden yana derdi enginlerin
Şehla yankılarında şehrin
İri ölçekli bir kanat.
Darmaduman
Yüreğin yaftalanan mizacı.
Bir öyle bir böyle seyrelen
Eş güdümlü lehçe
Anlık bir sızıda
Ansızın kıyama duran
Şiirde nöbete duran üç beş s/imge
Lafı güzaf
Demeye mecali yetse keşke.
Görmeyenlerin indinde
Karambola gidenlerin aşka ihaneti
Adeta
Diri hükümler,
Zanlı bedeller
Ve içlenen bestede
Yarım yamalak bir sitayiş
Toplarken dağınığı ömrün
Karaya çalıp
Karadan kaçıp
Ayak bastığımız hangi sahil ise.
Denizin rahmeti
Sisin teğet geçtiği
Kayıtsız ve kasıtlı vedaların
Huzmesinde seyrelen azap dolu
Muhalif söylemlerde.
İhtiyar bir arya konduruyor yaşlı kuş
Sözcüklerin terennümüne yenik
Bedellerin sağanağında
Kır saçlarında doğanın
Afakan basan mısralarla yüklü veballerin
Örtündüğü geceye binaen
Lanetini giyinen iblisin
Kör noktası nakşeden
Satırlarda biteviye kıvranan
Şiirin cinneti.
Bir eda yüklenirken
Bir sıfatla mimlenirken
Bir yöreyi bir töreyi
Bir yüreği boşlarken adamakıllı da ısrarcı hani:
Munis beyitlerin tevekküle durduğu
Karaçalı misali
Adıyla örtüşen yenilgi;
Adımladıkça dününü
Közlerin mahiyetinde tevafukun gölgesi
Yarım adaların cennet bahçesi.
Huyu suyu kabul gören bir şiir mesela
Kör ebelerin doluştuğu cinnet kapısı
Israrcı kalemde
İsyan bürüyen gözlerinde
Zamandan daralıp
Pergelleri açan bir kabadayı edası
Suretlerin hüngürdediği
Cühela yarısı.
Aşkı yok sayan teyakkuz
Varlığı derinlerde donan
O deli yüz
Bedellerini ikram edip de kadere
Bir reçeteyi yırtan
Hastalıklı ömre
Sitemler yağdıran
Düş palazı ahkâmlarla
Yıkanan beyit beyit
Sonrasını lav edip…
5.0
100% (17)