7
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
1608
Okunma
hiçbir şeyi geri getirmeyecek,
müstesna bir cümle kuracağım birazdan.
altınıda çizerek üstünede basa basa,
virgülü bile var bilemezsin.
hem de senin,
rüşvet verir gibi yazdığın,
seviyorum sözlerinin sonunda ki,
noktalardan daha fazla...
imansız insan görmüştüm de,
imansız inanmayı görememiştim.
bu inanılmaz tecrübenin ışığında,
ödediğim bedel sonucu,
kumbara emanetleri kaldı cebimde.
- biliyor musun?
yalancılığın bin’i bin paraymış
zengin oldun sayemde ama
artık bizi tanımazsın..
"bir yat bir kat iki at lazım sana
biraz tango kökten salsa..."
yanığı kesiği olmayan bir şarkıda,
fiyakalı gezinmekte gezinenler.
buruşuk kelimeleri terkederek sözlüğe,
bol kepçeli tuzum bulunsun bölümüne,
geçtik fütursuzca...
- ağlayanlar ağlamış oluyorda
ağlatanlar ağlatmış olmuyor öyle mi ?
tam olarak buna benzer gereksiz
bir avuntuydu son söylemi...
şimdi diyorsun ki içten içe,
o kadar yazmış ben hiçbir şey anlamadım.
zaten anlamıyorsun diye ,
bu kez de ben anlamsız yazayım dedim...
dilimin altında ki baklalar bakkala gitti..
şimdi diyeceksin ki,
nerede o bakkal !
hadi güzelim hoşçakal...
"gönül kırgınlığımı bir de ben kırdım
sol üst köşeden
bakıyorumda atlar şaha kalktı
neşeden...
İsmail Yılmaz
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.