5
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1482
Okunma
Benim bekleyesim var seni, gelmez misin
Açarak kollarını yürekten, seslenmez misin
Gönül borcun birikmiş, bırak düşünmeyi
Ürkek bakışlarınla garibi, sevindirmez misin.
Yokluğunu ne de çabuk hissettirdin, ey can
Yazgım ayrılık mıdır, söyler misin candan
Oluver derde deva, halim sana nigehban
Atarak kalbimde nara, yağmurda erir misin.
Hülyalarıma girenin, sen olduğunu bir bilsen
Gömleğini yırtar, divane olurdun, sevgimden
Ruhlara şifa veren, o enfes iksirini, üflerken
Bardakta çay tüter tütmez, benimle içer misin.
İki mecnun kalsa da, sahra denilen şu alemde
Kale gibi muhkem, perde olur bu can, sevgine
Özleminden yanarken sine’m, hem pare pare
Takarak hal halları, şu diyarıma, gelir misin.
Tutuldu şakıyan dil sılada, nazar eyle, şakısın
Gökten yağan ikramlarla, o bedenin nurlansın
Asker gibi amadeyim, terhis sende sonlansın
Havanın benzi atmış, rengini, vermez misin.
Anlamayana anlatmak, senin için iken, Mevla
Ben ki kapında bir geda, veriver fakire, deva
Gözlerden taşacak, deruni ve efsunkar mana
Sensizlikten bitap iken, iksirinle, sevmez misin.
Hicran dolu günler, kalsın geride ne olur artık
Bir tahta kulübede, demlensin çayda sevdalık
Hey gidi günlere karışsın kırgınlık ve de ayrılık
Bir baht-ı karayken, yanık bağrımda yüzer misin.
5.0
100% (8)