5
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
1539
Okunma
Mezar taşı
Ağaçların göğüsüne vurmuş
silüetini gökyüzü
Sabahın sessizliğini bozmuş
ağlaması denizin
tenimde esen rüzgar tırnak tırnak
hezeyana döndü hayat kalmadı kıdeme ihtiras
Bir mezar taşıyla sohbeti inkardayım.
Gözlerinin anlamsız mutluluğuna tanığım
Gülmeleri iğrenç ötesi
Vücut desen şehvetime sebep vurgun
Şeytan olsa gerek tüm yollarda o
Hasretle kavuşmaların borç üstünde
Akan salyalar kirletir hayallerimi
Dert düşer mendilime
Dert düşer aklımın bir yerine.
Keşmekeş pazarında
gözlerim fırlamanın ötesinde patlak
Nasıl bir sunumdur tanrım
Dokunmadan doydum malukuna
Dokunmadan girilir mi günah’a
Sessizce sordum mezar taşına
Yol vermekle geçti kaldırımlarda zaman
Kendinden kaçmış aklı yoksun görüntü
Depresif akıntısında talan edilmiş meydan
bir kancığın hırıltısında varolur dünyam
Yem,yemiş,mal misali vurulmuş pafta
Pervasız kalabalık uzanmış sırt üstü
her biri arafta.
Yol yer yakın değil,vakit akşam değil
Bu neyin müptelası uzanmak hiç ar değil
İsmi namı yazmasın buz misali yanımda
Sarılıp uyumak hiçin sordum mezar taşına
Ayağımda duyulan
görülmeyen prangalar
zil zurna sarhoştum .
zamanın bir yerinde İçi doldurulmamış
bilmem neyin figürü mü yakıştığım
Canımın örtüleri
geçmişin hoyratlığına itmiş gibi
Tuz ekmek ya da bitiş olmuş tercihim
Soprano’nun susları
tenor’un duymazlığının zoruyla
Döndüm isimsiz mezar taşına........
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.