0
Yorum
10
Beğeni
4,9
Puan
1746
Okunma
Ölmeyi becerememiş
nisan gülü gibi zamansız çabalarında,
Zavallı ürkek ve mazlum,
Dizelerin arasına düşmüş ekmek kırıntıları,
günahlara açılan pencere misali
anlamsız solfejlerin tekrarı gibiydi günler .
tüm romanlar karanlığın hediyesiydi o na
Gündelik ölümlerden
iki üç saat önce okurdu şarkısını münevver
fırtına ,edepsiz yalar geminin truvasını
Bir fahişe inlerken ambarda,
sandal zevkin doruklarına ulaşır
denizin üstünde,
tüm yakamozlar tanık olmamışlarsa şerefsizim diye söylenirdi
a-bı hayat suyunu yudumlarken adam..
O incisini kaybetmiş midyevari şekillerinde açılıp kapandıkça,
bir yanı, mendili işlerdi umutlarında
bütün çocuklar ise büyümeyi hayal ederdi o nun koynunda.
Bir nisan gülüydü
haziran kumsalına vuran,
Vakti ne eksikti ne de tamam
Kimbilir ne suretler tanımıştı isimlerde,
kaç gece sıcak kalmıştı bedeni
O giderken anlamıştık
Omuzuna hiç değmemiş tanrının eli..
5.0
90% (9)
4.0
10% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.