47
Yorum
70
Beğeni
5,0
Puan
2078
Okunma


Kurutuldu neşelerim
Alazlanmış dudaklarımda
Tat vermiyor hayatın sevinçleri
Boğum, boğum etmiş ümitlerimi
Zihnimde hüsran kelimeler
Beynimin çeperini eşelemekte
Ah dedim bu dünyanın çarkında
Dönmeseydim keşke
Çocukluğumun asılı kaldığı ağaçlarda
Yeşerirmi yapraklar
Doğarmı umutlar bir daha
Ben, ben değilim bundan sonra
Nefesimden yüreğime sızan yaşam
Bir deprem hiddetinde
Tenime vurur eylülün sarısı
Ekim duygularımı çekiştirirken
Dökülür yaprakları zamanın
Köhne bir gecenin kuytusunda
Sıkışıp kalır hayallerim
Ah derim bana
Savrulur gider zaman
Al yeleli rüzgarın ardından
Ah derim bana,vah bana,vah
Daha ne gördümki bu dünyadan
Gökte salınan bir urganla
Asılmışım boynumdan
Ben doymadan doyurulmuş olurum
Yalnızlığın en acısından
Çözülür dilimin kemiği
Susar harfler dağılır kelimeler
Kapanır gözlerim kimseye zararım olmadan
Hüznün toprağını atar üzerime suretim
Hiç kimsenin olmadığı bilmediği bir yerde
Serpilir en masum gecenin hüznü üzerime
Avuç,avuç yıldız döker bedenime
Gökyüzünün teriyle yıkar beni yıldızlar
Arınır ruhum acı yalnızlıklardan
Hülya Çelik Eylülün sarısı,şiirimi güne layık bulan Seçki Kuruluna canı gönülden teşekkür ederim saygılarımla.
Dost kalemden
kimbilir ne zaman hangi saatte bırakacak ,
bizleri bu Saba ve Hüzzamlar ,
bir Eylül müjdesi sarsıntısında geliyor da ,
farkında olunca anlıyoruz ne alemlerdeyiz,
sevda notlarıyla bezeli ,ayrılık vakti saatlerine
hazırmısın dercesine mırıldanan mısralar..Bu muhteşem dizeler için sevgili şairem Meral Ticeye teşekkür ederim.
5.0
98% (52)
4.0
2% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.