0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
683
Okunma

Ben...
Ne kadar
büyük konuşuyorum
Zaaflarım aşikarken böyle
konuşmaya nasıl cür’et ediyorum .
Hangi ilmime
ve irfanıma itibar ederek kal eyliyorum
Edep
ve hikmetten
Bu kadar uzakken
nasıl olur da düşüncelerimi
yazmaktan çekinmiyorum
Kelamın
kadri bilinmeden,
onun sadrında hali demlemeden
Tasavvur ve tefekkür ile cem
etmeden cemiyetin huzuruna
haya etmeden çıkıyorum
Bazen
Kendi kendime
Bu imkan bir dünya
penceresidir. Her aklın,
vicdanın meramı şerh edilmelidir
Enaniyet
ve riyadan arınmayı
destur edinmelidir. Nefsi iltifat, şan,
şöhret için gayret tüketilmemelidir.
Güç ve
kudretin yegane
sahibin rızası gözetilmelidir.
Ün, şan, şöhret yolunda
heba olan insanlar düşünülmelidir
Bitap...
Bir halde
iz sürüyorum,Ruhi
yorgunluğumu hissediyorum
Kalbim inşiraha
muhtaçken vefayı
düşünüyorum içimi daraltan
kalabalıklardan kurtulmak
için Ali dağına tırmanıyorum
Ali dağın
mahzun ve vakarlı
suskunluğuna
kanmak için uğraşıyorum
Kalabalığın
içinde yaşadığım
ve kaybolduğum keşmekeşliğe
dönüp şöyle bir bakıyorum
Alıp
götüren zaman,
aklımıza hitap eden kainat
kitabı aşikarken neden
gafleti seçtiğimizi garipsiyorum
Taklit
ve ezber hastalığı
zihin ve sinelere sirayet ederken
ve bu hal üzere
tercihler yaşanırken akide ve
kulluk ihlasını tahayyül ediyorum
Kimileri..
Cumhurun
Taktir hakkını tanımazlar
Yenilgiyi
hazmetmekten çok uzaklar
Zan
ve savlarını
ispat için Avrupa
mahkemelerine başvururlar
Bizzat
anayasal hak
ve meşruiyeti bulunan
yüksek seçim
kuruluna baş kaldırırlar
Yahu birader
dur dinle biraz desen anlamazlar,
ezbere dayalı
hezeyan etmekten usanmazlar
Cumhurun
taktirini kazanmak
ve yeniden hazırlanmak, bilgi
ve tecrübeyi kuşanmaktan korkarlar
Garip
ve anlaşılmaz
bir taassubiyet, hınç,
hırs içinde ayrıştırmaya, zihinleri
karıştırmayı kimselere bırakmazlar
Mustafa Cilasun
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.