0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1399
Okunma

Fakirdi fukaraydı
garipti garibandı
kimsesiz yalnızdı
emeğini yer içer
kimseden ummazdı
sigortasız çalıştı onca yıl
kendi gibi bi’fakirle evlendi
iki de bebeleri oldu
sonra bir kaza
kesildi elden ayaktan
hanımı terk etti önce
çoluk çocuk gittiler
akrabası bilmez adresini
dostu arkadaşı da olmadı
askerden bir hemşerisi vardı
oda ilk para işinde tokatladı
kimseye hatta
kendine bile güvenemez olmuştu
uçan balon satan bir komşusu vardı
yaz günü rüzgâr gülü de satardı
ondan aldığı balonları satmaya başladı
çocuk parklarında bakar bakar ağlardı
içine akardı tüm derdi hasreti
günde bir öğün yese dua ederdi
bir pazar sabahı büyük parka vardı
her zamankinden fazla balon almış
iki sattıysa bir hediye etti
akşama karnı doyar mıydı bilinmez
sıkıldı bi’ara daraldı göğsü sıkıştı
vurdu sırtını banka oturdu
kaldı öyle kolu düştü
sonra bir vaveyla koptu parkta
çocuklar alkış tuttu uçan balonlara
kimse görmedi omzuna düşen başını
"yalan dünya işte" dediği duyulmadı
adını bilende kalmadı garibin
fakirin yoksulun garibanın
derdini kim duysun bilsin!
5 Haziran 2017
İstanbul