0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
764
Okunma
Öyle özlüyorum ki seni
Dudaklarım mat sarı
Her aynaya bakışımda
Köşelerde böcekler yuvalanır
Her aynaya bakışım
Seni düşürür yorgun izlerim üstüne
Bir ölü evi bulamadım henüz
Tabutlar düşündüğümden daha pembe
çok özledim seni, yıl olmuş bilmem kaç
zamana mecbur oluşun acziyetindeyim
hadi ne olur, oradan bir votka aç
temmuz güneşim soğumakta
ocakta alkol demlemeliyim
neredeyse bir şey kalmadı yalın gerçeğe
neredeyse yolun en başındayım, ne güzel!
santim santim ölçtüm aşka uzanan dudakları
kanması artık pek zor, tuzsuz bir denize
Acı, tatlı bir kimsesizlikle yoğuruyor beni
Senden bilmem kaç kilometre uzakta
Sokak satıcılarının çığlıkları ile uyanıyorum
Işığı sönmeden kapıma düşen yıldızlara
Ateşli çocuklardan daha çok kızıyorum
Çok sağlam bir küfür yedim mideme
Ellerim bedenimi taşıma telaşında
Bir bakıyorum tophanedeyim
Bir bakıyorum senin yanında
Sonra birden kabarıyor deniz ulus meydanında
Sonra bir bakıyorum ki
şekilsiz çirkin ellerin
beş para etmez koynumda
Çok özledim seni, özlemlere dair her şiir
bir mezar taşı aslında
Neden özlüyorum derken bir köşe başında pinekliyorum
Pis bir zehri salmak için damarlarıma
Bir karış gittim hepsi bu sadece
Bin metre sonra özüm şahsına münhasır bir perde
Atamadığım her adıma bir şiir yazılmalı aslında
Köhne kalmamalı ucuz canlar pazarında...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.