2
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
3426
Okunma

Henüz geldim
bu gıri kokuş dışkına.
Geldiğim yeri bilmiyorum,
Neye ve ne amaçla gönderildiğimi bilmiyorum,
Konuşmayı bilmiyorum,
Kalbi kırılan metafizik sokaklarda! Kalem ellerine taş tutuşturup, Amansız kaos ateşine kalkan edilen çoçukların yaşına.
Öfke büyütüğümün nedenini bilmiyorum.
Rugan patikalarını ne amaçla sevdiğimi bilmiyorum.
Bunu neden söylediğimin ötüründen,
Rüzgarın rahiminden
ısrarcı seslerin tanışma çığlıkları var,
Orada zamanın diğer kıtasında,
Kimse sese yetişemiyor,
Kimse sesi anlamak istemiyor,
Kimse yarın o ses onun sesi olacağına inanmıyor.
//
Nuhu tanımıyorum,
Muhammedi tanımıyorum,
Ademi ve yusufu tanımıyorum.
Ben henüz çocuk yaşımla
Geldim bu gıri kokuş dışkına.
sayla sümük sarkan ağızlarıyla tanıştırmaya yeltenen kaç nesne sayısı olduysa o kadar cehenemim oldu.
Emdiğim sütten elma çığlıkları
Var şimdi
koronun dehşetli ağzında.
Henüz geldim
Fallus tapınakçıların dünyasına.
Sapkın yağmurlar giydirildim,
Adı şehir bir pornogofi sahnesine aldırarak
Ümit Kaya