2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1702
Okunma
Bütün şiirlere küstüm
Yazgısı palyoçolara benzeyen
çokomel kağıtlarına sarıyorum acıları mı
Burnum uzamasın diye
Üç beş karalama yapıyorum
fesleğen kokulu gölgemin üstüne
Çocukluğumdan bir mektup tutuşturuyorum elime
Dipnot düşüyorum yalnızlığımı..
Küf kokulu adamlar gelip geçiyor önümden
Sonra kuşlar
Sonra her adım başına
bir yağmura dönüşüyorum
Islak ürkek bir martı yavrusu gibi..
Küçük bir kız çocuğunu alıp emziriyorum
Duvarlara yosun kaplı
bir denizin ellerini çizer gibi
Her köşe başında
yağmurun ayak izleri
Çıplak
Çırılçıplak ve soğuk!
Yeşil gözlü esmer bir adam
Vişne reçeli uzatıyor dudaklarıma
Ve yorgun bakıyor gözleri
Karnıbahar pişirmiş ıslak kadınlara..
Artık zamandan çaldığım ne varsa
hepsi hatıra defterimde
Ve masa üstü tövbelerim
Hepsi çekmecemde
Yazgısı tozlu raflardan kaldırımlara adanmış
İllagal bir yağmurun
sessiz çığlıklarıyım şimdi
Düşün ki
Zaman geçti
Çok zaman geçti
Martılar öldü
Ve unutuldum..
Ve ben hala
Esmer dudaklı bir yalnızlğın bel kemiğini seviyorum
Bunu anlamak hiç zor değil...
Özge Özgen
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.