0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
710
Okunma

Gel...
Desem
Bir ömür beklesem
Hasretin bağrında ümitlensem
Firkatin dağlayan kederiyle gözyaşımı silsem
Sararıp solan ve çaresiz dallarını bırakan yaprakları düşünsem
Toprağın bağrında gün yüzüne hasret tohumların sabrıyla derf aten secdeye kapansam
Beni benden alan, aşk-ı cemaline meftun bırakan, sevdanın deruni hicranıyla haktan ayırmayan hüzün içinde göçüp gitsem
Sorsam...
Seni uçan kuşlara
Ve dahi kanadı kırıklara
Bir köşede çare için bakınanlara
İnsanın yüreğini titreten zemherinin donduran ayazına
Nerede kaldın, hangi zamandasın, niçin halini lal eylersin, alıp götüren hicrana
Kapılırsın...
Bazı rüzgarlara
En zayıf olduğun anlarda
Boş verdiğin, daraldığın zamanlarda
Seni hiç anlamayan, haksız yargılayan insanlar adına
Ey hak dersin, içinin titrediğini hissedersin, sabrı kalkan ederek göğüs gerersin ihlas yolunda
Başını alıp yad ellere gitmek var ya işte bu geliyor zaman zaman aklına, derde çare olmayacaksa avunmak mıdır huzur yolunda
Hangi...
Pişmanlığıma dokunsam
Üzerine yağan karların altına baksam
Ruhumun ah u zarını vicdanıma sorsam ve sonra
İçimi titreten mahcubiyetten nasıl kurtulabileceğimi anlasam
Kalbimi kuşatan teferruatlar dan arındırsam, yaratana hakkıyla kul olsam
Her ameli borçtan kurtulmak, cennette yer almak, alışılagelmiş inanç ve törelerden sıyrılmak anlayışından kurtulsam
O masum ve ruhtan tezahür eden sevgiyi menfaate, çıkara, fırsatçılığa bulaştırmadan samimiyetle adam olmanın çaresini bulsam
Mustafa Cilasun
5.0
100% (1)