20
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1208
Okunma
Ne zaman akşam çökse
Bu şehrin karanlığı değil
Gönlümün yalnızlığı vurur
Gölgesini gözlerime…
Kirpiklerim yorulur,
İşitilmez olur
Sekiz bacaklı yıldızın yası…
Eski yalının rüzgârı düşer
Hapsettiğim saçlarıma
Bir martı
Uzaktan seslenir adımı
Hayalimizle dolar boşalır
Bir sabahçı kahvesi
Telvesi kaçmış köpüğü taşmış
Her sohbetin avucunda
Gülümser uzaktan
Masum bir kız çocuğu
Hangi çukura düşse gözüm
Toplayamam aklımın dengesini
Hatasız bir ben arar
İçimin hayalet serserileri
Kimsesizliğimdeki kızılcık şerbeti
Birde sislerin ellerimdeki
Parmak izleri...
Düşürür çakıl taşlarını
Sarhoş ayaklarımın çelmeleri…
Yakama iliştirilen kaderin üzerinde
Bir isim var dökülen ay zamanı
Kaçıncı ondördü bu eskiyen
Kaçınılmaz hangi sona sürüyen...
Ne zaman akşam çökse bu şehre
Bu şehrin karanlığı değil
Güneşine hasretim ağlatır beni…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.