9
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
2729
Okunma

Andan bağımsız tüm yeknesak hezeyan,
Boyutsuzluğun indinde
Namahrem kıldığım kayıp gölgem
Ve teferruatlarını gizlediğim
En derin namede yine kekremsi tümcelerde seğirttikçe,
Derin derin iç geçiren şecerem.
Han kapısındayım:
Sağım, solum ve arkam
Henüz bakmadım önüme,
Gerisin geri kaçmayı dilediğim
Tek tetikleyicisi bu yangının,
Bir katre huzura düşse keşke yolum, dercesine
Rakımı hayli yüksek bir bulutta
İçinde kayıp sayfalarımla,
Yine kaybolmalara doymazken evren.
Geçit vermez tek lehçe:
Sükutu çok derin,
Han kapısının diğeri kayıp ezelden:
Gelip geleceğim en büyük mertebe
Yine devraldığım son dilek
Babamı henüz uğurlamamışken
Diğer han kapısından.
Kuvözde düşlerim,
Anadan üryan tek dilekçem:
Yine haznemde yine işli sicilimde,
Boyutsuzluğumun ikbalindeyim:
Ha geldi ha gelecek, demelere
Vereceğim en muteber ferman:
Yine göğün penceresinde,
Yine de yeniden demeye yok iken mecalim;
Hani olur da yeleleri mutluluğun
Bir bir nemalanır kayıp gölgemden:
Hani olur da…
Yok ki dermanım,
Yoksunluğun nişanı zaten en pervasız terennüm,
Görünmezliğin pervazında,
Acıların yokuşunda
Belki de beyhude bir sevdanın titreten
Nakşı,
Gecelerde hüsran günler zaten çoktan tehirli,
Gün bile bıkkın.
5.0
100% (18)