10
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1119
Okunma
Ağustos cehenneme benzer,
Cehennem ağustosa..
Yakıcı günler..
Kavurucu saatlerlerle el eleyken..
Soğukla yaklaşamazsın
Her zerreyi kendi sıcaklığında yakan
bir mevsimin eteklerine...
Su dökerek bir yerlere,
Söndüremezsin ağustosun o yaylım ateşini...
Şimdi ateşi fitillenmiş bir mevsimin
Çalı çırpısıyım..
Köze dönmekteyim azar azar..
Küllerim hala sıcak.
Bir yangından arta kalmışım olsa olsa.
Yanmaya müdavimli bir ruhsuzlukla...
Küllerim odunların atası..
Dokunduğum..
Dokunmaya kalkıştığım..
Dokunacağım her nesne,
Kendi yangınıma sürükleyişin sıcak ifadesi..
Şimdilerde şarap kızılı ağustos günlerinde,
Beyaz lekelerle kirlenmiş
Saatleri arıyorum...
Alev alev yanan ömrümde,
Kırmızıyı kamufle edecek,
Bir bez parçasını soruyorum ordan burdan..
En nihayetinde bulamamazlık..
Ve hayallerimi alacaya sürüklüyorum..
Ağustos cehenneme
Cehenneme ağustosa benziyor gittikçe..
Zaman törpülemiyor içimdeki yangını..
Ateş içimdeki sarmaşığa misafir olunca,
Kıvılcımdan yapraklar sarıp sarmalıyor
Yanmaya meyilli ömrümün dört bir yanını..
Ağustos...
Cehenneme...
Cehennem,
Ağustosa benzer...
Şimdilerde içim ise,
Yıllanmış bir semendere...
e.eren
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.