0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
733
Okunma
Kör bir kandil eşliğinde
Türkçe ayinli, naftalin kokulu
Aşklar yaşandı bu şehirde
Postmodern yalnızlık
Sarışın ve kimliksiz kadehlerle
Nice aşk tufanları koptu taş plâklarda
Nihavent bir sevda yağmuru okşadı saçlarımı
Güneşin toplandığı her kızıllıkta
Hem acının vergisini verdim
Hem de ölümün haracını ödedim
Gene de düşürmedim hüznü
Demirbaş defterimden
Aşkın darağacındaki silüeti
Düştüğünde gebe güneşin yüzüne
Zorba yalnızlıkları süpürdüm
Giyotinlerin dehlizine
Başı duvaklı bütün türkülerim
Kestirmeye koştu başını
İnsafsız bir cellatın ellerinde
Sadece zılgıtlar tutuklu kaldı bende
Ve bağlamamın tellerinde
Oda son perde de idama karar kıldı
Göğsümdeki çığlıklarla
Perçemine kan sıçramış artık
Hayır çıkmaz bu aşktan
Bir ölüm taşınıyor gördüm
Yağmurun ıslak tarafından.
Ey kendini aşk sanan mefhum
Ulaşılacak aşk neredesin
Düşeceğin yer senin değil
Sen hala zirvelerdesin
Hangi cami avlusunda abdest alır,
Hangi katedralde günah çıkarırsın
Elleri pişkin, yüreği demir eriten aşk
Gaibe mi gark oldun
Toprak altındaki kağıdamı yazıldın
Hayatı ölüm diliyle betimlersin
Görünmüyorsun şimdilerde
Nerelerdesin
Müşteba Güneş
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.