3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
721
Okunma
Dünya kazan, zaman kepçe
Çoğalır her hüzün
Mutluluk eksildikçe
İndinde yol olsa nazenin
Demli bir sükûta
Bin ayıp örtermiş
En vakur dokunuşlar bile
Mabedinde konuşlanan
Yarım bir yara gibi
Kırık dalların tutuştuğu
Bir yangın çıkar çeperinde
Gri renkli bir toz bulutu
Gebe kalır en içli ezgilerinde
Çekilir karanlıklar
Göz uçlarından semaya
Ve bir mısra kayar yüreğinden
Düşer buz tutmuş ellerine
Sıcak bir nefes gibi
Bir yudum mutluluk
Var sanırsın tasında,
Ha içildi ha içilecek
Alaycı bir tebessüm belirir dudaklarında
Ağır soluklu sesler tırmalar kulaklarını
Sonra muteber imler,
İtibar yüklü gölgelerden uzaklaşır
Yarım kalır nakaratlar dilinde
Kırık notaların hüznünü
Serpiştirmeye başlarsın yüzüne,
Saygıyla yâd ettiğin maziden
Ölgün bir papatya demeti
Alıp sunarsın sevdiğine
Tutuklu mizacının
Bakmazsın edepsizliğine
Avuntu dehlizinde gönülsüz
Aksak ayaklı üç beş sözcük
Bulursun kendine
Sessizce cem olur artık
Bütün dertler yüreğinde
Müşteba Güneş
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.