0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
662
Okunma
Gri bir gökyüzüyle başlar her zaman,
Sokak lambasında titrer bir duman.
Dardır sokakları, vermez hiç aman;
Bin bir dert içinde hep yaşar Brüksel.
Grand Place meydanı; altından kafes,
Tarihin kalbinde alınır nefes.
Maziyle yarını bağlayan o ses,
Meydanlar boyunca hep taşar Brüksel.
Schaerbeek’te çok Türk’ün sesi var,
Hasretin bağrında vatan hissi var.
Sanki Emirdağ’ın bir nefesi var;
Hasretle bentleri hep aşar Brüksel.
Molenbeek her yer, nane kokulu,
Mağrip’in sabrıyla çile dokulu.
Faslı’nın tesbihi edep okulu;
Sanki bir rüyadır, hep şaşar Brüksel.
Midi Pazarı’nda mahşer kurulur,
Afrika rengiyle gönül durulur.
Pazarlık ederken diller yorulur;
Dünyanın yüküyle hep koşar Brüksel.
Schuman Meydanı’nda resmi binalar,
Mavi bayraklarda soğuk rüyalar.
Dosya arasında yiten dünyalar;
Kurallar içine hep düşer Brüksel.
Waffle’ın kokusu sarar her yanı,
Çikolata tadı süsler mekanı.
Bira köpüğünde geçer zamanı;
Eğlence sel olur, hep coşar Brüksel.
Kongo’dan gelenin hüzünlü teni,
Belçika toprağı sarmış bedeni.
Tarihin hesabı yakar gideni;
Eski yaraları hep deşer Brüksel.
Ezanla çan sesi hepsi karışır,
Farklı diller burda dostça barışır.
İnsanlık sevgisi hayra yarışır;
Toprağı kardeşçe hep eşer Brüksel.
Kuzey Garı bekler garip yolcuyu,
Atomium tutar gökte burcuyu.
Kucaklar her renkten bunca yolcuyu;
Nihayet bir garip, bir beşer Brüksel.
Sablon’da antika, tarihten bir iz,
Sessiz vitrinlerde saklı bir deniz.
Sanatın dilinde hepimiz biriz;
Zarafet içinde hep pişer Brüksel.
Şair Ebuzer Özkan
İthaf: Bu şiir; Brüksel’in çok kültürlü sokaklarında kendi hikayesini yazanlara, farklı coğrafyalardan gelip bu şehri yurt edinen tüm göçmenlere ve ortak insanlık mirasına ithaf edilmiştir.
Hece Ölçüsü: 11’li hece ölçüsü (6+5 duraklı).
Uyak Düzeni: aaab (Düz kafiye).
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.