2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
900
Okunma
YIPRANMA
Bizimki flörtdü bir ikindi gölgesinin
Çınar altı tebessümünde ve ilk tanışıklığımız
Sen kitaplarla selamlaşırken ben kahvemi höpürdetiyordum
Sonra
Sonra ne mi oldu
Her şey yıprandı
Arkadaşlıklar
Dostluklar
Tatiller
Güneş yıprandı
Su yıprandı
Aşk aşksa paralandı bin parçaya bölündü
Sonra
Sonra ne mi oldu
Sahillere don paça penguenler akın etti
Oraya ailecek her gidişimizde
Gözlerim hep seni aradı
Şu güneşin girmediği yer yok dokunmadığı ten
Ama sen nedense çok memnundun
Belliydi gülümsemenden
Kuzeyin sarışın kızı
Neydi güneşle bu aleni sevişmelerin
Sayfiye sunuluşlardan bir gün kaçıp baba evine
Katil sivrilerden de kaçışımızın ilk akşamıydı
Çoluk çocuk oh dediğimiz ilk akşam
Minder yer yatağı yer sofrası şenliğinde
Biz olmuştuk yeniden
Peki mükedder olan neydi o sarışın sevgilinin yokluğu
Her yaz ufaktan ufaktan sezdirmeden kur yaptığım
Şehrimin müdavimi güneşe sevdalı o kuzeyli hatunun
O son gelişi göz vedası mıydı
Beni içten içe kederlendiren
Sonra
sonra ne mi oldu
Olanlar oldu
Artık hiç biri gelmez oldular
Güneş soğumuş buz kesmişti
Yıpranmıştı dünya
Yüksel Nimet Apel
Bu sabah amatörce karaladığım fırından yeni çıkan taze taze çıtır şiirimin hikayesi: bu şiirime bir hikaye yazmam gerekirse ki nazire de denebilir.
Bir anının yolculuğunda her yapıtını beğendiğim, şiir dilini çok samimi ve naif bulduğum değerli şair Yılmaz Erdoğan’ın antolojideki şiirlerini okumamla, şiirlerinden aldığım ilhamla yazdığımı söyleyebilirim.
25/Mayıs/2016/Çarşamba/Bodrum
5.0
100% (4)