7
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
1990
Okunma

Eflatun akşamların hüzün demin deyim
Bıçak kesiği yaralar sızlıyor can evimde
Cevabı olmayan sorularla işgal altında beynim
İçimde dinmek bilmeyen bir öfke
Yağmurun sesine karışarak
Sel olup taşıyor gözlerimden
Biten bir günün yorgunluğu çökerken omuzlarıma
Eğreti gülüşlerle selamlıyorum
Gözüme takılan çehreleri
Hangi sokağın köşesini dönsem
Suretin beliriyor karşımda
Soluğum kesiliyor sevda yokuşlarında
Adın dudaklarımı yakıp kavururken
Bedenim buz kesiyor zemheri ayazında
Kaç akşam sefası çiçekleri
Açıp solacak yokluğunda
Bana yorgun hüzünlü
Sevda masallar anlatma yar
Mavisi tükenmiş gökyüzünün
Kapattım gönül gözümü
Senden başka sevdalara
Alnım
Yaşanmışlıkların derin çizgilerini taşırken
Avuçlarım
Senden arda kalan resimleri
Geçmişe inat sımsıkı tutuyor hala
Yaralı yüreğimi
Kar beyazı bulutlara
Emanet edip bahar yağmurlarında
Yeniden doğmak istiyorum
Ne çok zaman oldu bir bilsen
Erguvan ağaçlarının gölgesinde
Bir buse tadında
Misk kokulu baharları kucakla mayalı
Şimdi tükenmiş bir aşkın gölgesinde
Ahraz türküler mırıldanıyor dudaklarım
Şiirlerim vefasız bir aşkı anlatıyor
Kaç mevsim daha üzerime
Ölü toprağı serpilecek
Bunca acının, hasretin
Vebalini ben mi ödeyeceğim yar
H.E
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.