5
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
2377
Okunma

Ne vakit başımı gökyüzüne kaldırsam
Güz rengi bulutlara takılıyor gözlerim
Gökyüzünün mavisi
Kırgın düşlerin arkasında duruyor
Özgürlüğe kanat çırpan
Martı çığlıklarıyla uğulduyor kulaklarım
Yokluğun zehir zemberek kanıma karışıp
Asude dolanıyor damarlarımda
Şimdi ben pişman olmalımıydım yaşadıklarımdan
Yoksa umudun adı sen diye
Daha sıkı sarılmalı mıydım yaşayamadıklarıma
Yanımda olduğunda unutuyorum kendimi
Sen gittiğinde denize açılan
Her vapura el sallayıp
Ağıt dolusu türkülerle uğurluyorum
Kendi gölgeme takılıp
Yürüdüğüm kaldırımlara
Sensiz gecen her gün için
Siyah güller bırakıyorum
Şimdi ben eriyorsam içten içe
Hasretinle liğme liğme olmuşsa iklimler’im
Akmadan kurumuşsa yaşlar gözümde
Dilim lal kesilmişse
Yollara düşmüşsem deli divane
Sol yanım durmadan acıyorsa
Gel açtığın yaraları kendin sar
Beni senden başka kimse anlamaz yar
Gel denizim ol;
Köpüklerin le arındır
Küf tutmuş yüreğimi
Yosun kokulu ellerin
Saçlarımı okşasın
Gözlerin gözlerime gülümseyerek baksın
Yüzüme ılık nefesin aksın
Geceyi aydınlatan ay fenerimiz
Yıldızlar yatağımız olsun
Yakamoz ışığında kör kütük sarhoş olup
Sonsuza dek sevişelim kumsalında.
Hacer Erkek
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.