22
Yorum
53
Beğeni
4,9
Puan
2606
Okunma

Sen Malazgirt’te bir savaş mektubu
Ben Anadolu kapısının tokmağıydım
Sen ufanlamış,eksilmiştin
Ben yıllanmıştım ama tamdım.
Sen iki sevgili umuduydun
Ben bir toprağa candım
Sen cilveli bir koku
Ben yanmadım,hamdım.
1071 kere maşallah sana
Sabrın kerameti üzerine sultanım
Ay başına dört beş gün kala
Dayanılmaz çile seninki de canım.
Doğu sınırında ortaya çıkan ve giderek artan Türk-İslam tehlikesi Doğu Romayı telaşlandırmıştı
Korkma bizi etkilemez elbet,bu durumdan müzdarip değiliz ikimizde sadece biraz kafamız dolu
Sen o yırtık ceplere iki kelimelik mektup olup bir hiç uğruna nehirlerden akarak geldin kafam karışmıştı.
Zira biliyordum kazımıştım aklıma,kurak topraklara gelenlerin ağzının sulanacağı bir yerdi Anadolu.
Zor oldu sen yokken bana hayat
Kapımı çalan çok oldu
Destursuz almam elbet
Sonuçta burası Anadolu.
Ya sen anlatsana biraz
Elden elden gezdin öylece
Ya seviştiğin mürekkepler
Satır başlarında gizlice.
Doğu Roma ordusu yaklaşık yetmiş bin kişiyle dayandı yine kapıya
Hangi askerin cebinde saklısın
Hepsi yalandan hepsi paralı
Gelecek başka yolun yok sende haklısın.
Bizimde öykümüz büyüse
Büyüse kendi kendine
Hikaye kendisinin içinde
O kendisinden çıkmamış
İnanmıyor kendisi bile.
Toz duman kalsa da her yer
Aklından saymaya başla,unutma
Kafidir bana gelmen,burada her şey beşer
Buranın gizli askerleri var sakın korkma.
Sen okunmuş bir mektup parçası
Ben kırılmış bir kapı tokmağı
Sen hafızalarda bir sözcük yarası
Ben de sözcüklerin çırağı.
5.0
98% (44)
1.0
2% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.